Ana sayfa

Halil UygunBRÜKSEL – Belçika’nın Flaman kesiminde yer alan ve çok sayıda Türk nüfusun yer aldığı Heusden-Zolder Belediyi Başkan Yardımcısı ve Encümeni Engin Özdemir, Türkiye Gazetemizi önemli açıklamalarda bulundu. Bilinmeyen ve merak edilen sorulara cevap aradık. Özdemir, insanların siyasete giriş nedenleri aşağı yukarı aynıdır. Derdi olan insanlar, hizmet etmek isteyenler, bir yaraya merhem olmayı arzu edenler siyasete girer. Benim için de öyle oldu. Yaşadığım Beldeye ve bu Beldede yaşayanlara hizmet edebilmek, için siyasete atıldım. “İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır” denilmiştir. Biz de insanlara faydalı olabilmek için çıktık bu yola. Özdemir, “Geçtiğimiz yıl 15 Temmuz darbesinin ardında FETÖ yandaşlarının avukatlığını savunan N-VA (Flaman Milliyetçi Cephe) Partisi tarafından Türkiye siyasetini buraya taşımayan diye söylenip durmalarına rağmen, kendileri yapılan 16 Nisan referandum dönemi için ‘hayır’ kampanyası ile Türkiye siyasetini Belçika’ya tazıdalar dedi. Yaklaşık 10 bin Türk nüfusun yaşadığı Heusden-Zolder belediye sınırları içinde en çok yabancı kökenli göçmen sayısı Türklerden oluşmakta. Son belediye meclisi toplantısında görüşülecek olan maddeler önceden belirlenmesine rağmen, N-VA (Flaman Milliyetçi Cephe) Partisi tarafından görüşülecek olan maddeler arasını da ek maddelerin eklenmesini istedi. Ek maddelerin ise Türkiye karşıtı maddeler olmasına karşılık yine ret etmedik ve gereken cevabı en iyi şekilde verdik. Muhalefette olan N-VA Partililerin soruları ise Türkiye’deki referandum sonrası nasıl yönetileceğinden endişe duyduklarını. Burada yaşayan Gülen yandaşlarının, Türkler tarafından evleri basıldığını ve işyerlerinin boykot edildiği. Ve bu insanların gelip OCMW (İhtiyaç sahibine yardımcı olan) kurumu gelip yardım istedikleri belirttiler. Referandumda evet yönünde oy verenlerin çifte vatandaşlığın alınmasını istediler. Bunların gündem maddesi olarak mecliste görüşmemizi ve soruları cevap vermemiz istendi. Ben de N-VA’lı Partililerin sorularını içtenlikle cevapladım ve verdiğim cevaplar karşısında kem küm etmeye başladılar. Her demde Türkiye siyasetini Belçika taşımamalarını söylüyorlar. Bunu katılıyorum, bizler Belçika’nın bir siyasi partisi üyesi olarak Belçika’da siyaset yapıyoruz ve gündemimizde Belçikalı olmalı. Belçika’nın sorunlarını ve belediye olarak belediyenin sorunlarını değinmemiz gerekiyor” dedi

HDP ve PKK yandaşlarıyla kim kol kola
Türkiye siyasetini buraya taşımayın diye söz sarf edenler maalesef kendileri Türkiye siyasetini buraya taşımakta olduğunu dikkat çeken Özdemir, “N-VA Partili Avrupa Parlamento Milletvekili Mark Demesmaeker, HDP eş başkanlarını aralarında olduğu dokuz milletvekili Brüksel’de bulunan Avrupa Komisyonu önünde gerçekleştirilen eyleme katıldığına dair fotoğrafı gösterdim. Güya insan haklarını savunduğu iddia eden teröristlerle bir araya gelen AP Milletvekili Demesmaeker, Tutuklu bulunan HDP milletvekillerine destek vermek için eylemde bir araya gelmekten dolayı mutluluk duyduğunu belirtti. Peki, burada kim Türkiye siyasetini Belçika’ya taşıdığı belli değil mi? Bunu nasıl açıklayacaksınız dedim. Fotoğraf ve belgeleri gösterdiğim zaman ne olduğunu anlamayıp afallamaya başladılar. Hiçbir cevapları yok. Belçika medyasında her gün Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında çıkan yazıların normal bir olay olup olmadığını kendilerini sordum. Belçika medyası da bilinçsiz bir şekilde Erdoğan’ı meşhur ettiler. Avrupa’da her yerde hayır çağrılarında bulundular. Aslında Türk siyasetini kendileri buraya taşıdılar. Brüksel’de 90 binin üzerinde Fransızların, Fransa Cumhurbaşkanlığının ilk tur seçiminde oy kullandığını ve bunların çifte vatandaşı olanların çifte vatandaşlığını alacaklar mı diye sordum. Soruma cevap yok” dedi.

Camilerde ajanlık yok
Diyanet camilerinde ajanlık iddiası sorusu karşısında Özdemir, “Camilerin ve din görevlileri, Erdoğan’ın ajanları diye baslıklar atıldı, sözler sarf edildi. Belçika’da ilk cami 1963 yılında Selimiye Camii ilk gelen gurbetçi vatandaşlarımız tarafından ibadete açıldı. Cumhurbaşkanı 2001 ve sonrası parti başkanı ve başbakanı ve cumhurbaşkanı oldu. Erdoğan öncesi camilerimiz de vardır ama hiçbir ajanlık iddiası yoktu. Mensubu olduğunuz partinin bakanı olan Homans, Beringen Fatih Camii hakkında ajanlık iddiasını Belçika Genel İstihbarat ve Güvenlik Servisi, Beringen Fatih Camii hakkında suçlayan raporumuz yok cevabını verdi. Yani aynı partiye mensubu olduğunuz Flaman Bölge Hükümeti İçişleri Bakanı Liesbeth Homans’ın, Diyanet Vakfı’na bağlı Beringen’deki Fatih Camii hakkında uyarıda bulunduğu ve olumsuz rapor verdiği yönündeki açıklamalarını yalanladı. İftira at çamur izi kalsın siyasetinden uzak kalmalısınız. Burada Gülen cemaatin evlerine Türkler tarafından baskın düzenlediği iddiaları tamamen yalandır. Belediye sınırlarımız arasında hiçbir zaman toplum arasında ayrımcılık yapmadık ve yapmıyoruz. Belediye olarak yerel sorunlarımızı çözümü için çalışmalıyız. Türkiye siyasetini belediye meclisi gündemine getirmek, haksız şekilde Türk toplumunu suçlamak doğru bir tutum değildir. Erdoğan’ı diktatör diyenler gerçek diktatörün kim olduğunu bilmiyorlar mı” sözlerine yer verdi