Ana sayfa » EŞ BİRLEŞİMİNDE ALMANCA VE VİZE….

EŞ BİRLEŞİMİNDE ALMANCA VE VİZE….

MÜNİH – 26.01.2017 tarihli kararıyla Alman Federal İdare Mahkemesi, Avrupa Birliği Adalet Divanı’dan (ABAD) tekrar Türkler için geçerli olması gereken ve Ortaklık Hukukunda düzenlenmiş olan Hakların Kısıtlama ilkesi konusunda ön görüş talep etti.Esasen ABAD, 10.07.2014 tarihli ve C-138/13 sayılı kararıyla senelerdir en azından Türk Vatandaşları için eş birleşiminde aranan Almanca şartının hukuka aykırı olduğu görüşümü onaylamıştı. ABAD’ın kararından sonra 05.11.2014 tarihli ve  23 K 12.5365 dosya numaralı çıkartığım kararda da Münih İdare Mahkemesi, Türk vatandaşlarından Almanca şartı aranamayacağına ve Alman Devleti’nin yaptığı uygulamanın yanlış olduğunu kabul etti. Bu karar kesinleşti. Buna takipen Berlin-Brandenburg Yüksek İdare Mahkemesi de 30.01.2015 tarihli bir kararında da Türk vatandaşlarından aile birleşiminde Almanca şartının geçerli olmadığı görüşünü tekrar onayladı. Sonra Almanya, örneğin Avusturya ya da Hollanda gibi dil şartını kaldıracağına 01.08.2015 tarihinden sonra yürürlüğe giren kanun değişikliği ile ABAD’ın kararına uyduğunu açıkladı. Yabancılar Yasası’nın 30. Maddenin birinci fıkranın üçüncü cümlesine eklenen altıncı bendine göre somut durumda aile birleşimini gerçekleştirmek isteyen eşin yurt dışında Almanca öğrenmesinin zor şartlar yüzünden imkanı olmadığında bu şart aranmayacaktır. Yani genel olarak yine Almanca dil şartı Türk vatandaşları için geçerli olacaktır. O tarihten bugüne kadar yine bu getirilen kanun değişikliğinin Türkler için geçerli olup olmayacağını tartışılıyordu. Berlin İdare Mahkemesinin konuyla ilgili Alman Yabancılar Yasasının bahsi geçen değişikliğinden sonra çıkardığı kararlarında yapılan kanun değişikliğinin ABAD’ın 10.07.2014 tarihli ve C-138/13 sayılı Dogan kararını yeterince uyduğu tarafındadır.
Şimdi ise 26.01.2017 tarihinde Leipzig’deki Federal İdare Mahkemesi hem bu konu üzerinde, hem de Türkler için genelde aile birleşiminde vize şartı bulunup bulunmadığı konusunda ABAD’dan ön görüş talep etti. Konu olan davada Almanya’da yaşayan bir Türk vatandaşın eşi, Schengen Vizesi ile Hollanda üzerinden Almanya’ya geldikten sonra burada evliliği gerçekleşti. Sonra da oturum müsadesine başvurdu ve basit bir şekilde Almanca’yı da okuma yazarlığı olmadığı ve çeşitli kronik hastalıkları olduğu için hızlı bir şekilde öğrenemeceğini ve bu yüzden de A1-Sertifikasını alamıyacağını belirti. Birinci derece mahkemede haklı çıktıktan sonra dosya Federal İdare Mahkemesi’ne gönderildi. Federal İdare Mahkemesi’de ABAD’a yönlendirdiği sorularını şöyle özetleyebilirim:

1.Ortaklık Konseyi Kararı (kısaca OKK) 2/76’da düzenlenmiş olan Hakların Kısıtlama Yasağı, OKK 1/80’nin yürürlüğe girmesinden sonra daha uygulanabilinir mi?
2.Eğere uygulanabilinirse, şimdiye kadar ABAD’ın 1/80’de düzenlenmiş olan Hakların Kısıtlama Yasağı ile ilgili içtihatı 2/76’da düzenlenmiş olan Hakların Kısıtlama Yasağı İlkesine aktarılabilinir mi? Ve aktarılabilinirse, 5.10.1980 tarihinde yabancıların aile birleşimi için getirilmiş olan vize şartı, bir Türk vatandaşı olan işçiye gerçekleştirilmek istenen eş birleşiminde geçerli olmıyacak mı?
3.Bir Avrupa Birliği üyesi vize şartını mecburi bir kamu yararı için getirdiyse ve önemli durumlar için de istisnalar düzenlediyse Hakların Kısıtlama Yasağı geçerliliğini korur mu? ABAD’ın konuyla ilgli kararı, bir Türk vatandaşının yanına yapılacak aile birleşimi için çok önemli konularda açıklık getireceğini düşünüyorum. Umarım ki bu sefer ABAD, gereken Türk vatandaşları için olumlu bir karar çıkartacaktır.
Saygılarımla

Av. Dr. Temel Nal
SANAS Hukuk Ofisi