Ana sayfa » TÜRK ÇOCUKLARI AİLELERDEN KOPARILIYOR

TÜRK ÇOCUKLARI AİLELERDEN KOPARILIYOR

23 BİN 355 ÇOCUK ALINDI

Mehmet Ali Topcu

ROTTERDAM – Türkiye Festival Vakfı tarafından Rotterdam Yunus Emre Öğrenci ve Kültür Merkezinde “toplumsal sorumluluk sahibi herkes” konulu koruyucu aile paneli düzenledi Toplumsal sorumluk taşıyan herkesin korucu aile olması gerektiği vurgulanan panele başta Rotterdam Başkonsolosu Togan Oral, muavin konsolos Aslin Savran, Çalışma Ataşesi Özkan Suat Özmen , Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığı’ndan uzman Melek Yücel Salur, Hollanda Türk İslam Kültür Dernekleri Federasyonu (HTIKF) Genel Başkanı Arif Yakışır, Hollanda Azerbaycan Türk Kültür Derneği Başkanı İlhan Aşkın, Gültepe cami din görevlisi Yusuf Kabakçı, Avukat Tenzile Erdal, STK temsilcileri, basın mensupları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Toplumsal sorumluluk sahibi herkes konulu panele Serpil Ateş-Hıdır, Gülay Karadurmuş, Osman Paköz ve Mevlüt Koç konuşmacı olarak katıldı. ”Koruyucu Aile (Pleeggezin)” panelinde; Çocuklara evimizi ve gönlümüzü açalım. Sen de bir koruyucu aile olabilirsin. Her hangi bir sebepten dolayı evinden alınan çocukların durumu. Koruyucu aile olabilmenin şartları. Türk koruyucu ailelerin tecrübeleri konuları işlendi. Panelde Konuşan Rotterdam Başkonsolosu Togan Oral, “Parçalanmış aileler ve çocukların koruyucu ailelere verilmesi  çok önemli bir olaydır. Hollanda’da yaklaşık yarım milyona yakın nüfusumuz var. Biz koruyucu aile meselesini bilmiyor ve tanımıyoruz. Sorunu bilmediğimiz içinde sorunu çözemiyoruz. Bu sorunun çözümü içinde başta sivil toplum kuruluşları olmak üzere  ailelere büyük görevler düşmektedir. Ayrılan ve parçalanan ailelerin veya sorunları olan ailelerin çocuklarına devlet sahip çıkmakta ve onları koruma altına almaktadır. Hollanda kurumları ile beraber ortak çalışmalar yaparak gerektiğinde gerekli müdahaleyi  yapabilmek için daha  bilinçli olmalıyız. İyi niyetle kurulan bu sistem bazen çocukların aleyhine işleyebiliyor. Hollanda’daki Türk toplumu arasında Koruyucu aile sayısı ne yazık ki istenilen sayıda değildir. Türk toplumu arasında daha fazla koruyucu aileye ihtiyaç vardır. Koruyucu aile sayısının arttırılması için buradaki Sivil toplum kuruluşları ve camilerimiz vatandaşımızı bilinçlendirme ve bu konuyu özendirme toplantıları yapılmalıdır” dedi. Konuşmacı Serpil Ateş-Hıdır koruyucu aile de olan çocuklarının sorunlarına değindi. Çocuk psikoloğu Serpil Ateş-Hıdır, yardıma muhtaç Müslüman çocukların genelde yanlış koruyucu ailelere verildiğini esasında Müslüman ailelere verilmesi gerektiğine dikkat çekti. Aksi taktirde çocuklarımızın Hristiyan ailelerin yanında dilini ve dinini unutacaklarını buna bağlı olarak asimile olacaklarını söyledi. Hıdır, “Küçük yaşta koruyucu aileye verilen çocuklar ortama çok çabuk uyum sağlıyor ama büyük yaşta olanlar psikolojik sorunlar yaşıyorlar. Hollanda’da her yıl yaklaşık 23 bin çocuk koruyucu aileye veya kurumlara veriliyor. Avrupa genelinde 4.000 Türk çocuğu ise ailesinden koparılıp korucu aileye veriliyor. Koruyucu aileye verilen çocukların ise yüzde 57’sinde bedensel problemler, yüzde 47′ sinde dil ve konuşma problemleri, yüzde 84′ ünde davranış bozuklukları görülüyor. Türk koruyucu aile konusu yıllardır konuşuluyor ama bugüne kadar somut bir adım atılmadı. Bu konu sık sık  gündeme getirilmeli ve bizim tarafımızdan çözüm önerileri sunulmalıdır” dedi. Diğer konuşmacılar Gülay Karadurmuş, Osman Paköz  ve Mevlüt Koç ise, “Koruyucu aile (pleeggezin)” kavramı adı altında Hollanda’da öteden beri ele alınmakla beraber, Müslümanlarca genelde ihmal edilen bu konu, nihayet son dönemlerde Hollanda’da yaşayan Türk toplumunun da gündemine girmiş ve bu alana gereken önemin verilmesi için çalışmalar yürütülmeye başlanmıştır. Ne var ki yine de meselenin dinî-ahlaki, ailevî, psikolojik, sosyal, kültürel, politik ve ekonomik boyutlarının bir bütün olarak ele alınıp kapsamlı çözümler üretilebildiği henüz söylenemez. Bilindiği üzere, İslâm Dini, yetim ve öksüz çocuklara sahip çıkma, onların bakımını üstlenip topluma faydalı insanlar olacak şekilde yetiştirmeyi alabildiğine teşvik etmiştir. Peygamber Efendimiz,  ‘Müslümanlar arasında en hayırlı ev, içinde kimsesiz çocuğun (yetim-öksüz) bulunup ona iyi muamele edilen; en kötü ev de yetim ve öksüze kötü muamele edilen evdir’ (İbn Mâce, Edep, 6) buyurmuştur” dediler. Türkiye Festival Vakfı başkanı Mehmet Akbulut’ta; “Hollanda’da yaşayan Türk toplumu olarak bizler günümüze kadar çok ihmal ettiğimiz ”Koruyucu Aile ” konusunu gündemde tutmak ve bu anlamlı konuda elimizden gelenin en iyisini kimsesiz Türk çocuklarımız için yapmalıyız. Hollanda’da yaşayan gurbetçi Türkler olarak bu merhamete ve bu duyarlılığa sahip insanlarız” dedi.