Ana sayfa » Manşet » KİŞİ NE İSTEDİĞİNİ BİLMELİ

KİŞİ NE İSTEDİĞİNİ BİLMELİ

Hedeflere ulaşıyoruz

Gülsüm Tan

HANNOVER-Hristiyan Demokrat Parti (CDU) Hamburg Eyalet Teşkilatı Başkan Vekili görevinden 27 Nisan 2010 tarihinde Aşağı Saksonya Eyaleti’nin Sosyal İşler, Kadın, Aile, Sağlık ve Uyum Bakanlığı görevine getirilen Aygül Özkan, Almanya’nın ilk Türk kökenli bakanı olarak tarihe geçti. Başarılı çalışmalarıyla adından sıkça söz ettiren Özkan ile, Aşağı Saksonya Eyalet seçimler arifesinde siz okurlarımız için makamında söyleşide bulunduk. 41 yaşındaki evli ve bir çocuk sahibi olan Özkan, siyasete atılmasının nedenleri ve bu yoldaki hedeflerinin neler olduğuna yönelik verdiği bilgilerde, birşeyleri değiştirmek istediğinden dolayı politikanın genelde ilgisini çektiğini belirterek, “Bana göre, demokrasiyi yaşayarak hayata geçirmek budur. Angaje olmak ve topluma katılmak. Kendime hedefler koymam, bana her zaman yardımcı olmuştur. Bunun için de kişi ne istediğini bilmesi gerekiyor”. CDU’ya katılma sebebi üzerine Bakan Özkan, “Çünkü bu parti benim şahsen arkasında durduğum değerlere önem vermektedir. Bu değerler aile, dayanışma, insan sevgisi ve toplum için sorumluluk üstlenmektir. Benim için önemli olan birleştirici unsurları aramaktır, ayırıcı unsurları değil.”                                                                                                                                                                                                                                                                                                              Geçtiğimiz Aralık ayında Hannover’de yapılan 25. CDU kurultayında parti yönetim kuruluna    üçüncü Türk kökenli olarak seçilerek bir ilke daha imza  atan Aygül Özkan, “Dil, eğitim ve iş piyasası konularına önem verip geliştirmek istiyorum”diyerek, Tecrübelerini Federal Almanya çapında da partisine sunmak istediğini kaydetti.   “CDU’nun adayı olarak Türk kökenli seçmenler oylarını neden size vermeli” sorusuna Özkan, “Türk kökenli bir bakan olarak, göçmenlerin hangi konularla yakından ilgilendiğini biliyorum. Aşağı Saksonya Eyaletinde özellikle önem verdiğim konular dil, eğitim ve iş piyasasıdır. Her insan başarılarıyla takdir edildiği sürece – kökeni neresi olursa olsun – kendisini toplumun bir parçası olarak hisseder. Benim isteğim, Aşağı Saksonya’da yaşayan herkesin başarıya ulaşabilmesi ve topluma katılmaları için gerçek bir şansa sahip olabilmesidir. Genç insanlara işte bunu gösterebilmek istiyorum: Federal Almanya toplumumuza katılırsanız, o zaman geleceğiniz için bütün kapılar size açık olacaktır” diye yanıtladı. Eğitime ağırlık vereceğim Özkan seçildiği takdirde, herkesin yaşı, kökeni, bütçesi ve sağlık durumu göz önünde tutulmadan toplumsal hayata katılabilmesi için çaba sarf edeceğini belirtti. Ayrıca, göçmen kökenli çocukların daha iyi okul diplomaları almalarını ve daha fazla göçmen kökenli gencin meslek eğitimlerini bitirebilmelerini istediğini söyleyerek,” Çünkü başarıyla tamamlanmış bir meslek eğitimi, iyi bir kariyerin başlangıcıdır. Bunun için meclis grubu çalışmalarına aktif olarak katılacağım ve seçim bölgemdeki insanlara muhatap olarak destek vereceğim”dedi. Komşuluk kültürüne ihtiyacımız var Aşağı Saksonya Eyaleti’nde polisin cami önlerinde yaptığı kimlik kontrölleriyle rencide edilen müslümanlar bir hayli rahatsız olduğunu hatırlattığımızda Özkan, ” 2010 senesinin başından bu yana camiler önünde kimlik kontrolleri yapılmamaktadır. Ülkemizde iyi bir komşuluk kültürü gerekiyor ve buna ihtiyacımız var. Birbirimizi anlamamız için birbirimizle karşılaşmamız gerekmektedir. Şehirlerde, belediyelerde, komşuluk ilişkilerinde, okullarda, kreşlerde, derneklerde,dost ve tanıdık çevrelerinde, işyerinde ve de tabi ki kilise ve camilerde”. Aşağı Saksonya Başbakanı David McAllister ile beraber Aralık ayında Garbsen’de bir camiyi ziyaret ederek önemli bir sinyal verdiklerini belirten Özkan, “Müslüman federasyonlarıyla sürdürdüğümüz yapıcı ve güven dolu diyaloğu devam ettireceğiz. Şimdiye kadar birçok projeyi hayata geçirdik. Bu yılın yazından itibaren, ilk ve ortaokul/liselerde İslam dini ilk defa düzenli ders olarak verilecektir. İslam din derslerinin hayata geçirilmesi ile Aşağı Saksonya Eyaleti Almanya çapında öncü bir konuma gelecektir. Bu kış sömestrinden itibaren, Aşağı Saksonya Eyaleti çapında Osnabrück Üniversitesinde de imam eğitimi almak mümkündür. İki dilli eğitimi teşvik ediyoruz  Okullarda Türkçe’nin seçmeli ders olması konusunda Özkan, “Eğitimde başarının anahtarı, Alman dilini çok iyi bir şekilde kullanabilmektir. Almancaya ek olarak, göçmen kökenli çocukların aile dillerini de, hem bu dilde eğitim, hem de iki dilli eğitim imkânlarımızla teşvik etmekteyiz. Bize göre aile içinde çok dillilik, gençlerin gelecekte meslek hayatında kazanacakları bir avantaj olarak değerlendirilmesi gereklidir. Gittikçe bütünleşen Avrupa’yı dikkate alırsak, çok dillilik ekonomik bir önem taşıyacaktır. Şu anda Aşağı Saksonya Eyaleti çapında 190 okulda Türkçe dili eğitimi verilmektedir. 2010 senesinde 5700’den fazla öğrenci bu derslere katıldılar. Ortaokul/liseler kapsamında projeler hayata geçirilmiştir: Aşağı Saksonya Eyaletinde, lise mezuniyet sınavları bünyesinde Türkçe ders olarak alınabilmektedir. Koşul olarak, bu ders için yeterli ihtiyacın olduğunun tespit edilmesi, lise mezuniyet sınavı müfredatının ve eşit sınav şartlarının ve eğitim almış öğretmenlerin mevcut olmasıdır.  Kişiler kendilerini yaşadıkları ülke ile özdeşleştirmeliler CDU’nun Türkiye’nin Avrupa Birliği(AB) üyeliğine ve çifte vatandaşlık konusuna olumsuz bakışına karşı kendi düşüncelerini sorduğumda Bakan Özkan, “Aşağı Saksonya’da yaşayan insanların kendilerini burada evlerinde hissetmeleri için çaba sarf ediyorum. Ancak bana göre kişilerin kendilerini yaşadıkları ülke ile özdeşleştirmeleri önemlidir, yani Alman vatandaşlığı gereklidir. Şahsen ben 18 yaşında karar verdim ve bir saniye bile tereddüt etmedim. Ancak başka gençlerin bu konuda değişik düşündüklerini biliyorum. Opsiyon modeli rakamlarını bu sene içinde alacağız. Bu rakamları çok iyi bir şekilde gözden geçirip sonuçlarını değerlendirmemiz gereklidir. Türk kökenli göçmenlerin uyum başarısı bence Türkiye’nin AB’ye katılıp katılmayacağı konusuyla bağlantılı değildir” dedi..

Ayrımcılık, ırkçılık ve şiddeti sert bir şekilde kınıyorum Almanya’da son yıllarda artan ırkçılığa karşı ne gibi önlemler planladıklarına yönelik  bakan  Özkan, “Ayrımcılık, ırkçılık ve şiddeti sert bir şekilde kınıyorum. Buna karşı durmak toplumun görevi ve sorumluluğudur. Ben ülkemizde nefret dolu insanların yerine daha fazla cesur insanlar olsun istiyorum. Özellikle şimdi, toplumun tümünün uyum konusunu önemsemesidir” diye düşüncelerini aktardı. CDU’un Federal ve eyaletler bazında uyum konusuyla başarılı bir şekilde. İlgilenmekte olduğunu ifade eden Özkan, “Bunun bir örneği bakan olarak atanmam diğer bir başka örneği de benim yaptığım işlerdir: Biz konuşmuyoruz, biz icraat yapıyoruz” dedi.