Ana sayfa » SERBEST DOLAŞIM LAFTA KALMASIN

SERBEST DOLAŞIM LAFTA KALMASIN

AB'YE gidemezsem nasıl iş kurabilirim?

Cihat Masum Yanık

İSTANBUL- İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) Yönetim Kurulu Başkanı ve Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu, AB-Türkiye Ortaklık Hukuku gereği hizmetlerin serbest dolaşımının tüm yönleriyle ve tam olarak hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye Gazetesi’ne demeç veren Prof. Kabaalioğlu, “Standstill Clause” (Mevcut Hakları Kötüleştirme Yasağı) gereği 1973’ten önce 9 AB ülkesindeki Türklerin statüsünün neyse korunmuş olması gerektiğini vurgulayarak, “Bu hizmetlerin serbest dolaşımı ve iş kurma serbestliği açısındandır. Avrupa Birliği Adalet Divanı (ABAD), bu kriterin doğrudan etkisi olduğunu kabul etmiştir. Hizmetlerin serbest dolaşımında bankacılık, sigortacılık, kendi adına iş yapacak, döner dükkanı açacak, boya badana yapacak, başkasının iş akdi altında çalışmayacak kişilerin de serbestçe oraya gidip o hizmeti verebilmesi lazım. AB’de hizmetlerin serbest dolaşımı sadece o hizmeti vermek için değil aynı zamanda herhangi bir hizmetten yararlanabilmek için bir başka üye devlete gitmeyi de kapsar. Örneğin bir Türk’ün tedavi için Almanya’ya gidebilmesi gibi” dedi. Turizmin de hizmet alımı kapsamında olduğunu kaydeden Prof. Kabaalioğlu, “Bu alanda ABAD’ın 1976’ta verdiği bir karar var. Paris’te, metroda bir turist kazaya uğramıştı ve ABAD bunun tedavi masrafları konusunda baktığı davada turizmin de bir hizmet olduğunu belirlemişti. Eğer turizm de bir hizmet ise tur şirketi gibi turistin de o ülkeye gidip otelde kalması, yemek yemesi gibi belli hizmetlerden yararlanması bu kapsama girer. O nedenle eğer hizmetlerin serbest dolaşımı söz konusu ise, turizm de bir hizmet ise ve bu konuda bir kısıtlama getirilemeyecekse Türk turistlerin de 1973’te AB ülkelerine vizesiz gidebilme hakkı olduğuna göre onlar da hizmetlerden yararlanmak için vizesiz gidebilmeleri gerekiyor. Erzurum’daki bir işletmeci, Danimarka’nın bir şehrinde döner büfesi açmak için o ülkeye gitmeden planlama yapamaz. 1973’te Türk müteşebbisi, vizesiz turist olarak Avrupa’ya gidip kendisine işyeri kurmak için yer bakabiliyordu, piyasa araştırması yapabiliyordu. Ondan sonra yatırım yapabiliyordu. Ama şuanda sen turizmi serbest dolaşımın dışında tutarsan piyasa araştırmasının önünü kesmiş olursun. O bakımdan hizmetlerin serbest dolaşımında 1973 yılı, tarihi bir dönemeçtir. O yüzden şuan ki vize, 1973’ten sonra yeni bir kısıtlama olmuştur” dedi. Ortaklık Antlaşması’nda Türk vatandaşları ile AB yurttaşları arasında uyrukluktan kaynaklanan ayrım yapılmaması yasağı da bulunduğunu bildiren Prof. Kabaalioğlu, “Bu hüküm de ABAD’a giderse lehimize netice alabiliriz. Önceki gün duruşması görülen Demirkan davasında Alman hükümetinin avukatı Prof. Keil Heilbronner’di. Demirkan’ın avukatı ise Prof. Dr. Rolf Gutmann ise Yeditepe Üniversitemizde öğretim üyesidir. Biz ona her türlü desteği sağlıyoruz. Gutmann, bu konunun doktora tezini 35 sene önce yazdı. O, bu işi para için değil ideali için sürdüren bir kişidir. 27 ülke birden Demirkan davasına karşı çıkıyor. Yunan adaları, Türk turist çekebilmek için vizesiz giriş talep ederken Yunan hükümeti, ‘Türklere vize kalkmasın’ diye gayret gösteriyor. Bizim de Türk turistlerin ve tekne sahiplerinin vize kalkmadan Yunanistan’a gitmemesi ve tavır koyması lazım” diye konuştu.

BİR KISIM AVRUPALI TÜRK’Ü BEKLEYEN BÜYÜK TEHLİKE
Türkiye ile AB Komisyonu arasında başlatılan vize müzakerelerine de temas eden Prof. Kabaalioğlu, “Geri Kabul Anlaşması konusunda mutabakata varıldı. Vize kalktığında bu, hayata geçecek. Ancak şuanda AB ülkelerinde olan Türk vatandaşlarından senelerdir orada olmalarına rağmen oturum statüleri yeterli olmayanların, kitle halinde Türkiye’ye gönderilmeleri tehlikesinden söz ediliyor. Her ülkenin AB Hukuku yerine kendi iç yasalarını uygulaması tehlikesi olabilir. O bakımdan hükümetimizin, bu konuda adım atmadan önce çok dikkatli olması lazım. Ayrıca Türkiye’den Avrupa’ya gitmeyen, ancak gitmiş gibi gösterilen kaçak mültecilerin Türkiye’ye gönderilmesi konusuna da dikkat edilmesi şart” dedi.