Kâmil YılmazMANNHEİM – Türkiye’nin Suriye ile sınırı olan Kilis Belediye Başkanı Hasan Kara ve beraberindeki heyet, Almanya’nın Mannheim şehrine bir ziyaret gerçekleştirdi. Mannheim şehrinin sembolü olan tarihi Wasserturm (Su Kulesi) içerisinde gerçekleşen kabul programına Türkiye’nin Karlsruhe Başkonsolosu Cem Örnekol, Mannheim Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Peter Kurz, Mannheim Belediye Başkanı Dr. Ulrike Freundlieb ve çok sayıda seçkin davetli katıldı.

BAŞARILI ÇALIŞMALARA ÖVGÜ
İlk olarak söz alan Mannheim Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Peter Kurz, Türkiye ile Almanya arasındaki dostluğun önemine vurgu yaptıktan sonra, son dönemde gerginliğe sebep olan siyasi açıklamaların kesinlikle Türkleri kötüleme anlamına gelmediğine dikkat çekti. Mannheim’da 28 Türk vatandaşının yaşadığının altını çizen Dr. Kurz, iki ülke arasındaki dostane ilişkilerin sürdürüleceğini vurguladı. Kilis Belediyesi’nin Suriyeli mültecilere karşı gösterdiği yakınlık ve ortaya koyduğu başarılı çalışmalardan ötürü tebrik ettiğini de dile getiren Mannheim Büyükşehir Belediye Başkanı, bu konuda dünyanın hiçbir yerinde örneği görülmeyen bir misafirperverliğin gözler önüne serildiğini kaydetti.

SURİYELİ KADINLARA MESLEK EĞİTİM MERKEZİ
Almanya Federal Meclisine Avrupa’da 500 şehrin kısaca MENA (Middle East & North Africa”) olarak adlandırılan bir dayanışma ve geliştirme ağı kurulmasını teklif eden ve bunun onaylandığına dikkat çeken Dr. Peter Kurz, bu çerçevede Mannheim şehrinin Kilis Belediyesi ile geliştirme ortaklığı yapmak istediklerini anlattı. Mannheim Belediyesi olarak Kilis’te Suriyeli Kadınlar için Meslek Eğitim Merkezi’nin kurulması ve yönetilmesinde yardımcı olacağını söyledi.

SURİYELİLER İLE HERŞEYİMİZİ PAYLAŞIYORUZ
Kilis Belediye Başkanı Hasan Kara ise, yaptığı konuşmasında; Kilis ismini birçok insanın duymadığını belirterek “Hem küçük, hem genç bir şehir. 1995 yılında il olmuş ve 2023 yılında 115 bin nüfusa göre planlanmış bir şehir. Tabiri caiz ise biz kendi yağıyla kavrulan bir şehiriz. Taa ki, 2011 yılına kadar. 2011 yılına kadar biz obezitenin insanlar için büyük bir problem olduğunu zannediyorduk. Suriye olayı patlak verdiği zaman obezitenin şehir içerisinde ne kadar büyük bir problem olduğunu bizzat yaşadık. 94 bin nüfuslu şehir bir anda 135 binin üzerinde Suriyeli misafir aldık. Şu anda Kilis’te yaşayan halkın yüzde 60’ı Suriyeli yüzde 40’ı yerli halk. Bu dünya insanlık tarihinde çok az rastlanan bir olaydır. Bu tür olaylar olduğu zaman o şehirde asayiş olaylarının tavan yapması ve müthiş kavgaların olması lazım. Biz bu Suriyeli kardeşlerimize mülteci demiyoruz. Sığınmacı da demiyoruz. Biz bunlara misafir diyoruz ve her şeyimizi paylaşıyoruz. Bundan dolayı da kavga etmiyoruz ve onunla gurur duyuyoruz.

İNSANLIK TARİHİNİN EN BÜYÜK MİRASI
Şunu Kilis olarak ve Türkiye olarak ilan ediyoruz ki; insanlık tarihinin en büyük kültürel mirası nedir diye soruyoruz dünyaya. Belki birileriniz dünyanın 7 harikası diyebilir. Mannheim için bu içinde bulunduğumuz Su Kulesi olabilir. Ama biz diyoruz ki, insanlık tarihinin en büyük kültürel mirası insan vicdanındaki iyilik duygusudur. İşte biz onu ortaya çıkardık, bu 21. Yüzyıl insanının en çok ihtiyacı olduğu ve kaybettiği bu olayı yaşıyor ve yaşatıyoruz. Onun için biz Kilis’e umudun ve barışın ana şehri diyoruz” dedi.
Çeşitli Uluslar arası toplantılara katıldıkları zaman bazı şehirlerin 300-500, bin iki bin üç bin Suriyeli almakla öğünüyor ve bunu müthiş bir şekilde anlattıklarını dile getiren Kilis Belediye Başkanı, hayrete düştüklerini ve bazı şeyleri anlamakta zorlandıklarını vurguladı.

SURİYE’DE İNSANLIK DRAMI YAŞANIYOR
Suriye’deki olayın ne bizim ne de Mannheim belediyesinin neden olduğu veya engelleme imkanı bulunmadığı bir olay olduğunu da kaydeden Kilis Belediye Başkanı, “Sonuçta orada bir insanlık dramı yaşanıyor ve insanlar, kadın, çoluk, çocuk, yaşlı-genç demeden öldürülüyor. Hatta ben şunu söyleyebilirim: Suriye’nin metrekaresine düşmeyen bomba kalmamıştır. Şunu yapabiliriz. İki seçeneğimiz var; ya biz de sınırları kapatıp orada inanlar ölsün diye toplayıp vurulurdu. Ya da sınırlarımızı açıp bu insanlara sahip çıkacaktık. Ben Suriye olayını turnusol kağıdı gibi görüyorum. Suriye olayı dünyayı turnusol kağıdı gibi ikiye böldü. İnsanlığı vicdanındaki iyilik duygusunu ortaya çıkartan ve yaşatanlar ile bunun sadece edebiyatını yapıp, icraata dökmeyenler.

MANNHEİM BELEDİYESİ’NE TEŞEKKÜR
Onun için burada tekrar Mannheim Büyükşehir Belediye Başkanına şahsında tüm Mannheim’da yaşayanlara teşekkürü bir borç biliyorum. Bu insanlık dramına gözlerini ve vicdanlarını kapatmadıkları ve bizim yanımızda yer aldıkları için. Bu bir başlangıç. Yeterli mi? değil. İlk aya ayak basan astronotun dediği gibi. Benim için küçük adım ama insanlık için büyük adım. Mannheim Belediyesinin yaptığı, Kilis’te yaşayan Suriyeli mülteciler için yeterli mi değil, küçük bir adım ama bunun arkasının geleceğine inanıyorum. Bu yapacağımız işbirliğinin Suriye üzerinde tüm insanlığa örnek olmasını ve az önce sayın başkan dediği gibi, belediyelerin belki ülke siyasetlerine yön vermesi gerektiğinin zamanı geldiğine inanıyorum. Tekrar beni ve heyetimi burada ağırladıkları için kendilerine teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.