Almanya’da her yer ‘Hanau” oldu

19 Şubat 2020’de Hanau’daki ırkçı saldırı sonucu hayatlarını kaybeden 9 göçmen kökenli, Almanya’nın çeşitli kentlerinde düzenlenen etkinliklerle anıldı. Hamburg’daki etkinliklere binlerce insan katılırken ırkçılığa karşı ortak mücadele mesajları verildi.

 

 

 

blank
Nebahat Uzun HAMBURG
19 Şubat 2020 tarihinde Almanya’nın Hanau kentinde meydana gelen ırkçı terör saldırısında hayatlarını kaybeden 9 göçmen kökenli için Hamburg’un çeşitli semtlerinde anma etkinlikleri düzenlendi. Pandemi kısıtlamaları nedeniyle katılım sayısının düşük olmasına özen gösterilip etkinliklerin farklı gruplar halinde yapılmasına rağmen binlerce insan anma etkinliklerine katıldı. Önce Ramazan Avcı Meydanı’nda yapılması planlanan etkinlik, kısıtlamalar nedeniyle daha geniş bir sokağa aktarıldı. Kentin St. Pauli semtindeki Feldstr. Sokağının başında, ortasında ve sonunda 3 grup halinde yapılan etkinliğe 2 binin üzerinde insan geldi. İnsanların maske ve sosyal mesafe kurallarına özen gösterdiği partiler ve ideolojiler üstü etkinlikte ırkçılığa karşı ortak mücadele çağrısı yapılırken ırkçı saldırıda hayatlarını kaybedenlerin anısına saygı duruşunda bulunuldu. Törende, Hanau saldırısında hayatlarını kaybedenlerin ailelerinin mesajları da mikrofondan katılımcılara dinletildi. Anma törenine, 1992 yılında ırkçı saldırı sonucu 3 aile ferdini kaybeden Faruk Arslan, aynı saldırıdan ağır yaralı kurtulan İbrahim Arslan, Köln Keup caddesindeki bombalı saldırının kurbanı Atilla Özer’in eşi Candan Özer de birer konuşma yaparken, 1985 yılında Hamburg’da ırkçılar tarafından dövülerek katledilen Ramazan Avcı’nın eşi Gülüstan Avcı’nın mesajı da okundu.

 

blank

ÖZER: ZSCHAEPE VE MUNDLOS’UN KİM OLDUĞUNU BİLMİYORSANIZ ALMAN KİMLİĞİNİZİ YAKIN!
Konuşmasında 15 yıldan beri ciddi ırkçı tehdit ve hakaretlere maruz kaldığını söyleyen Candan Özer, “Bizlerden istendiği gibi buraya uyum sağladık, Alman kimliğimiz var, Almanca biliyoruz, Almanya tarihini, kendi tarihimizi biliyoruz. Peki bizim ismimizi kim biliyor? Biz, bizlerden uyum isteyen bazı insanlardan daha Almanız. Bu cinayetler sizin ülkenizde yaşandı, sizin tarihinize ait. Yani Beate Zschaepe’nin Uwe Mundlos’un kim olduğunu bilmiyorsanız o Alman kimliğinizi de yakın o zaman” dedi. Özer, “Irkçı cinayetler hep hasıraltı edildi, aile içinde suçlular arandı, deliller ya yok edildi, ya 100 yıl açılmamak üzere arşivlere kilitlendi. Böyle konuştuğum için bu akşam da tehditler gelecek ama ben bugün de yarın da 10 yıl sonra da aynı şeyleri söylemeye devam edeceğim” şeklinde konuştu. Irkçı saldırı mağduru ve aile bireylerini kaybetmiş biri olarak Hanau saldırısında ölenlerin ailelerini çok iyi anladığını söyleyen İbrahim Arslan ise, konuşmasında yıllardan beri onurlu bir anma için savaştıklarını dile getirdi.

UNUTMAYACAĞIZ, UNUTTURMAYACAĞIZ, AFFETMEYECEĞİZ!
Hanau ırkçı saldırısının en ince detayına kadar aydınlatılması gerektiğini söyleyen Arslan, “Irkçı saldırının arka planının öğrenilememesi gibi tekerrürler olmamalı. Devlet içinde suçluları koruyanlar deşifre edilmeli ve gerekli yaptırımlar uygulanmalı. Hanau saldırısının yanı sıra NSU cinayetleri ve 90’lı yıllarda işlenen ırkçı cinayetlerin de en ince ayrıntısına kadar aydınlatılmasını talep ediyoruz” çağrısı yaptı. Irkçı kurbanı Ramazan Avcı’nın eşi Gülüstan Avcı, ırkçı saldırganların topluma şaşkın ve tek şahıslarmış gibi lanse edildiğini söyleyerek, “Bu ikiyüzlülük bizleri derinden yaralıyor. Kamuoyunda bilinmeyen yüzlerce ırkçı cinayet var. Biz ırkçı mağduru ailelerin neler yaşadıklarını, ne hissettiklerini iyi biliyoruz. Alman adaleti ise failleri korumak için elinden geleni yapıyor. Bizler el ele ortak mücadele etmedikçe bu cinayetlerin sonu gelmeyecektir. Dayanışma ve örgütlenme çok önemli. Bu öfkeyi ve acıyı bizden iyi kimse anlayamaz. Irkçı şiddet kurbanlarının artık boş laflara ihtiyacı yok. Biz kendi adımıza konuşacağız, bu acıları canlı tutacağız, unutmayacağız, unutturmayacağız ve affetmeyeceğiz” mesajı verdi.

 

blank