Başbakan kim olacak? Olaf Scholz mu? Armin Laschet mi?

 

26 Eylül 2021 Pazar günü Federal Almanya genel seçimleri var.
Sosyal Demokrat Parti (SPD) Olaf Scholz ile uzun bir aradan sonra tekrar yükselişe geçti.
Hıristiyan Demokratlar Birliği (CDU/CSU) adayı olan, Türkler arasında „Türken Armin“ (Türk Armin) diye bilinen Armin Laschet ise Merkel’den aldığı oy oranını korumayı başaramadı ve düşüşe geçti.
Bir ara CDU’nun bile önüne geçen Yeşiller Partisi başbakan adayı Annalena Baerbock’un da düşüşe geçtiğini baz alırsak başbakanlık yarışı Scholz ve Laschet arasında geçecek diyebilirim.

Şu anda Başbakan Yardımcısı olan Olaf Scholz’un ilk haberini 1998’lerde Hürriyet’te çalışırken yapmıştım. Nimla Heplevent ile birlikte Altona’da bir toplantıya katılmıştı. Scholz, çizgisini hiç bozmadan sürekli yükselerek ve parti içinde sevilerek bu noktaya geldi.

Son anketlere bakıldığında SPD; CDU’yu geçti ve Hamburglu olan Scholz’un başbakan olma ihtimali çok yüksek gözüküyor.

Seçimlerde yaşadığımız en büyük sıkıntı ise Türkiye kökenli seçmenlerin oy kullanmaya gitmekte zorlanması. Her seçimde söylediğimiz gibi oy hakkı olanlar mutlaka sandığa giderek oyunu kullansın. Veya mektupla önceden kullansın ki tuttuğu partinin iktidar olmasına katkıda bulunsun. Kullanılmayan her oy, AFD gibi ırkçı partilerin işine yaradığını unutmayın.

 

Şimdi gelelim Merkel’e.
2004’de başbakan olan Angelal Merkel tekrar aday olmayacağını açıkladı. Parti içi tüm ısrarlara rağmen „Nein“ (Hayır) dedi ve seçimlerle birlikte başbakanlığı bırakacak.
Görevini zirvedeyken ve kendi isteğiyle bırakıyor.
Seçim kaybetmeden bırakıyor.

Böylece tarih sayfalarında adı altın harflerle yazılacak. Taraflı-tarafsız herkes ondan övgüyle bahsedecek.
Yaptıklarınız için TEŞEKKÜRLER SAYIN MERKEL.

Aradaki fark !
Türkiye’de ise parti başkanlığı veya başbakanlık sadece öldükten sonra bırakılıyor(!). Ölmeden bırakmak sanki çok büyük ayıpmış gibi geliyor.
Parti başkanlığını seçimden önce bırakmak bizim ülkemizde zaten imkansız. 8-10 seçim kaybettiği halde bile koltuğu bırakmayanların, kendi isteğiyle koltuğu bırakmaları mümkün mü (?!).

 

Rahmetli Demirel, Erbakan, Ecevit ve Türkeş gibi son nefese kadar siyaset yapmaya gerek yok. Nasıl, her mesleğin emeklilik yaşı varsa siyasetin de emekli yaşı olmalı. Tüm ülkeler için tavsiyem; 67 yaşından sonra politikacılar da emekli olsun ve başbakanlık veya parti başkanlığı gibi aktif siyaset yapmasınlar. Gerhard Schröder gibi dışardan danışmanlık yapsınlar.

70-75 yaşındaki bir politikacıdan fikir alınabilir, deneyinlerinden faydalanılabilinir ama aktif siyasette başarı beklenemez.

Şimdi tekrar Almanya’da başbakanın kim olacağına gelirsek….
Bunu vereceğiniz oylarla siz belirleyeceksiniz.
27 Eylül’de Almanya’nın yeni başbakanı kim olacak?
Olaf Scholz mu? Armin Laschet mi?
Mühür sizde…

xxx

DELMENHORST’A TÜRK BELEDİYE BAŞKANI
Öte yandan Aşağı Saksonya Eyaletine bağlı Delmenhorst şehrinde de 12 Eylül’de Belediye Başkanlığı seçimleri yapılacak. Eskiden meclis üyeliği için yarışan Türkiye kökenliler göçün 60. yılında, artık belediye başkanlığı için yarışıyorlar. Ne güzel.

Delmenhorst Büyükşehir Belediye Başkanlığına 3 Türk kökenli aday oldu. Bağımsız aday Ufuk Cakit’in fazla bir şansının olmadığı başkanlık yarışı, FDP’den Murat Kalmış ve SPD’den Funda Gür arasında geçecek gibi gözüküyor.

Murat Kalmış’ı uzun yıllar tanıyorum. Özellikle Delmenhorst’u iyi bilen ve sadece Türkler arasında değil, Almanlar tarafından da tanınan ve sevilen bir kişi. Çalışkan ve dürüst. Siyaseti bilen biri.

Funda Gür’ü Hamburg’dan tanıyorum. Yıllardır SPD’nin içinde görev yaptı. Partisinin talebiyle Delmenhorst Belediye Başkanlığına aday gösterildi. O bölgenin yabancısı olsa da SPD’nin güçlü olduğu bir yerde başkanlık koltuğuna oturmaya çalışıyor.

Yani kim kazanırsa kazansın; 13 Eylül’de Delmenhorst’un Belediye Başkanı bir Türk olacak.

 

Xxx

SON SÖZ:
Bir siyasetçi gelecek seçimi,
bir devlet adamı ise
GELECEK KUŞAĞI DÜŞÜNÜR.
(James F. Clarke)

 

Erdal Altuntaş/Post Gazetesi Kuzey Almanya Temsilcisi