Batı medeniyeti ceset kokuyor!

Avrupa’daki huzurevleri hasta ayrımı yapıp yaşlılara bakmadı, binlercesini evlerinde ölüme terk etti. Türkiye ise genç yaşlı ayrımı yapmayıp onlara gözü gibi baktı.

Salgından en çok etkilenen ve ağır kayıplar veren Avrupa ülkeleri ve ABD’de huzurevlerindeki yaşlılar, ölüme terk edildi. Bakımevlerinde yalnız başına ölen yaşlılar kayıtlara bile geçmedi. Oxford Üniversitesinden bir istatistikçi “Kimse huzurevlerinde ölenleri saymıyor. Bu can kayıplarının açıklanan rakamlara dâhil edilmemesiyle gerçek facia gizleniyor” dedi.
İngiltere’de Ulusal Sağlık Hizmeti, hastanelere gönderdiği talimatta; doktorların koronavirüs hastalarını “Klinik Zayıflık Ölçeği”ne göre kırılganlığını 1-9 arasında değerlendirmesini istedi. Puan, 8’i geçerse o kişinin tedavi edilmeyip sadece bakım hizmeti verilmesini istedi. Hâl böyle olunca yaşlıların çoğu devlet hastanelerine kabul edilmedi, -özellikle bakımevlerindeki- binlerce hasta ölüme terk edildi. İngiliz Daily Mail gazetesi ‘İngiltere’nin bakımevi utancı’ başlığıyla verdiği haberde yaşlıların ölüme terk edildiğini duyurdu.
İsveç’te bir hastane doktorlara virüs taşıyan 80 yaşının üzerindeki hastaların yoğun bakıma alınmaması talimatını verdi.
Güney Kıbrıs’ta da huzurevlerindeki yaşlılar tedavi edilmeyip virüsün insafına terk edildi.
İsveç’in başkenti Stockholm’de Covid-19’dan ölenlerin yüzde 30’unun huzurevlerindeki yaşlılardan meydana gelmesi dikkat çekti.
İspanya’da durum daha da vahim. Zira ordu mensuplarının bakımevlerine dezenfeksiyon için gittiğinde yataklarında ölü ve terk edilmiş insanlar buldu. Madrid’de defin işlemlerinin durdurulmasından dolayı bu virüsten ölenlerin cesetleri morg olarak şehirdeki bir buz pistinde bekletildi. İtalya’da hastane yataklarını boşaltmak amacıyla en az iki bin yaşlı huzurevlerine geri gönderilerek ölüme terk edildi. Ülkede 80 yaş üstündekileri hastaneye getirmeyin çağrısı yapıldı.
Almanya’da da durum aynı, Wolfsburg’da ölüme terk edilen 160 yaşlının 29’u hayatını kaybetti.
Covid-19 ölümlerinin neredeyse üçte birinin bakımevi yaşlılarından oluştuğu Fransa’da yetkililer de isyan etti. Fransız milletvekili Éric Ciotti, bakımevlerindeki yaşlıların hastanelere kabul edilmediğini belirtti.
ABD’de de durum farklı değil. Zira virüsten ölenlerin beşte biri bakımevlerinde kalan yaşlılardan oluştu.

TÜRKİYE GÖZÜ GİBİ BAKIYOR

Türkiye’deki özel ve resmî bütün huzurevleri ve yaşlı bakım kuruluşları ise yaşlılara gözü gibi bakıyor. Her altı saatte bir ateş ölçümünün yanı sıra göz, kulak, burun, boğaz gibi kapsamlı sağlık taramaları yapıyor. Dışarıdan huzurevine gelen personel dahi olsa öncelikle ateş ve solunumu ölçülüyor. Belirti gösteren personel içeri alınmıyor. Dezenfeksiyon işlemleri ise prosedüre göre devam ediyor.
Öyle ki bir asrı devirmiş yaşlılar bile bu hastalığı yeniyor. Kahramanmaraş Şehit Hakan Duyğal Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezinde kalan 101 yaşındaki Ömer Dinler de koronavirüsü yenen çok sayıda yaşlıdan biri.
Yaşlıların, günde dört defa sağlık taramasından geçirildiğini kaydeden Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürü Orhan Koç “Teşhis koyulan bin 30 Covid-19 vakamız var, hastane süreçlerini takip ettik ve 484 yaşlımız ve engellimiz taburcu edildi” dedi.

CESETLERİ KOYACAK YER BULAMADILAR!

New York’taki Brooklyn bölgesinde Sağlık Bakanlığınca “cenaze evi” olarak belirlenen bir işletme, yaklaşık 50 cesedi, kiraladığı dondurucu özelliği bulunmayan kamyonetlere yerleştirdi. Kamyonetlerden yükselen ceset kokusunun etrafa yayılması üzerine, mahalle sakinleri durumu New York Polis Departmanına ihbar etti. Olay yerine giden polis ekipleri, cesetleri güvenli şartlarda muhafaza etmediği gerekçesiyle cenaze evini mühürledi ve soruşturma başlattı.

BİR BAKIMEVİNDE 67 KİŞİ ÖLDÜ

ABD’de savaş gazilerinin kaldığı bakım evinde 67 kişi Covid-19 sebebiyle hayatını kaybederken, yaşanan olay bakım evlerindeki “en ölümcül olay” olarak kayıtlara geçti. Bakım evinde şu anda 82 gazi ve 81 çalışanın virüs taşıdığı bildirildi. Bakımevi sağlık görevlisi Joan Miller “Gaziler üst üsteydi. Kimin pozitif, kimin negatif olduğunu bilmiyorduk ve sonra hepsini bir araya topladılar ve bu, gerçekten durumu daha da kötüleştirdi, patlama yaptı” dedi.