Bu kafayla 2020’de zor

A Millî Takımımız, Dünya Kupası hasretine bir şampiyonayı daha ekledi. 2018 Rusya hayallerimiz erkenden suya düştü. Uğruna milyarlarca avro döktüğümüz futbolda bir arpa boyu yol alamıyoruz. Bu kafayla gidilirse 2020 de, 2022 de hayal olacak.

Türkiye’de en çok seyredilen spor; futbol. En çok para harcanan dal; futbol. En çok yatırım yapılan organizasyon; yine futbol. 80 milyonluk ülkede üzerine en çok konuşulan konu da futbol. Ancak Türkiye’nin futbolda uluslararası alanda bahsedebileceği birkaç ‘saman alevi’ başarıdan öteye bir istikrarı maalesef yok. Dünya Kupası Rusya’da 21. defa sahne alacak. 1954 ve 2002’de düzenlenen Dünya Kupası organizasyonlarında yer alabilen, bunun dışındaki 19 turnuvada TV izleyicisi konumuna düşen Türkiye’de problem nerede ve biz nerede yanlış yapıyoruz sorularına cevap aradık. Türkiye yazarları, “Bu kafayla 2020 de 2022 de hayal olur” diyerek yaraya parmak bastı. İşte yazarlarımızın görüşleri…

ÖCAL ULUÇ
Hezimetin baş sorumlusu TFF’dir 

Ben İzlanda maçından çok daha önce böyle bir hezimetin çıkacağını bekliyordum. Çünkü Milli Takım’ı emanet ettiğimiz hocaya güvenmediğimi defalarca söyledim. Elbette tek sorumlu Lucescu değil. Bence baş sorumlusu TFF Başkanı’dır. Yıldırım Demirören ve onun bu işlerdeki uygulayıcısı Ali Dürüst’tür. Galatasaraylılar onlara dua ediyor, Lucescu’dan bizi kurtardı diye ama ne yazık ki Galatasaray kurtuldu ama Milli Takım bu duruma düştü, düşürüldü. Eğer neredeyse 8 ay futbol oynamamış ve de Federasyonun uçağında gazeteci dövmüş, dahası “Seni bu uçağa alınların…” diye çok ağır küfüler etmiş bir oyuncuyu kurtarıcı diye, toparlayıcı diye affedip Millî Takım’ın başına geçirenler maaile bu işin sorumlusudurlar. Eğer 2020 – 2022 hedeflerimiz varsa bunun ilk şartı bu maailenin hemen iş başından gitmesidir.

KEMAL BELGİN
Yabancıya teslim olduk

Bir kere Fatih Terim Hoca’yla bir yedek federasyon üyesinin arasında gelişen özel hayatla ilgili olaylar sebebiyle Milli Takım’ın bence Türkiye’deki en iyi hocası değiştirilmemeliydi. Ben kulüp başkanı olsam ilk tercihim Lucescu olur ama aynı hocayı Millî Takım için asla düşünmem. Ayrıca İzlanda karşısında sahaya çıkan kadro da tepeden tırnağa yanlış kurgulanmıştı. Bundan sonraki hedefleri ıskalamamak istiyorsak, bir kere futbolumuzdaki yabancı istilası sona erdirilmelidir. Yabancı oyuncu sayısı serbest bırakılabilir ama çok ciddi kriterler konularak bu olabilir. Yoksa mahallelerde, arsalarda rengi de genelde siyah olanları alıp bizim çocukları kulübede oturtursanız geleceğimiz daha da karanlıktır.

ÜMİT AKTAN
Futbol yapılanması tamamıyla yanlış

Tepeden tırnağa yanlışlarla dolu futbol yapılanmamız başka türlü bir meyve veremezdi. Planlaması ve yetiştirmesi organize edilemeyen ve oyun düzeninde de tepeden tırnağa eyyam dolu bir yapılanma, üstüne de ehliyetsiz yöneticilerin sayısının gittikçe çoğalması İzlanda yenilgisinin normal olduğunu gösteriyor. Şunu söylemeliyim ki hakemin ve dördüncü hakemin yakasına yapışan teknik direktörlerimizden acaba hangisi bir yabancı takımda hocalık daveti alabilir? Oysa yakasına yapıştıkları adamlar Avrupa’nın en önemli maçlarına gitmekte, kimsenin iç sahada istemediği Cüneyt Çakır Atletico Madrid-Chelsea maçında Mourinho’dan tebrik alabilmektedir. Bundan sonrası için boşuna hayal kurmak istemiyorum. Çünkü Avrupa Şampiyonası kuraları çekilip ilk maçı oynayacağımız maça kadar en az 12 ay boyunca -tabii kalırsa- yattığı yerden maaş alacak olan Lucescu’nun; ki o zaman 73 yaşına gelmiş olacak, hiçbir gelişme önerisinde bulunabileceğine inanmıyorum.

SADIK SÖZTUTAN
Düğmeyi baştan yanlış ilikledik

Suç hepimizde. Türkiye’nin treni rayından çıkmış durumda. Hakikaten geniş ve uzun konu; düğmeyi baştan yanlış ilikledik. 30 senedir yabancı sınırlaması tartışmaları işin bir tarafı, ama futbolumuzun problemi utanç skorların çok ötesinde.

HASAN SARIÇİÇEK
Maalesef doğru yapılanma yok

İsimleri bir tarafa bırakın. Sistem, kültür, zihniyet olarak analiz edin. Biz niye bu durumdayız? Nesiller değiştiği halde sonuçlar neden değişmiyor? Bunun bir tek sebebi var; doğru bir yapılanma içerisine girebilmiş değiliz. Hep günlük düşünüyoruz. Orta ve uzun vadeli programları projelendirecek, uygulayacak ve değerlendirecek ne vizyonumuz var ne de misyonumuz. Hâl böyle olunca sürekli havanda su dövüyoruz. Saman alevine seviniyor hakikatler karşısında hep acıyla dövünüyoruz. Artık bu arabesk bir son bulmalı.

ERCAN YILDIZ
Bilgililer yetkisiz, yetkililer bilgisiz

Kim söylemiş bilmiyorum ama Türk futbolunun bugünkü durumunu en iyi özetleyen cümle şudur: Bilgililer yetkisiz, yetkililer bilgisiz! Son 12 yılda 9 defa yabancı kuralının değiştiği bir ülke futbolda başarılı olursa asıl o zaman şaşırmak lazım. Şarkıda da söylediği gibi “Sil baştan başlamak gerek bazen.” Gerçeklerle yüzleşerek, sıfırdan başlamalıyız.

 

You cannot copy content of this page