Büyük açı ve trajedi

Muzaffer Çetin- KARLSRUHE
16 Ekim 1996 tarihinde Karlsruhe’de yaşayan Türk vatandaşlarına yönelik terör kundaklama eylemi sonucu çıkan yangında hayatlarını kaybeden Alaattin Yılmaz, Fethiye Yılmaz ve Hüseyin Evcin adlı vatandaşlarımız için Karlsruhe Başkonsolosluğunda anma töreni düzenlendi. Yangında hayatını kaybeden vatandaşlarımız için saygı duruşu ve Kuran-ı Kerim okundu. Anma töreninde konuşan yeni Başkonsolos Mahmut Niyazi Sezgin, ”27 yıl önçe yaşanan bir büyük açıyı ve trajediyi anmak için buradayız. 16 Ekim Almanya Türk toplumunun tarihine kara bir gün, Karlsruhe şehrine ve Almanya tarihine kara bir leke olarak geçmiştir. 1990 yıllarında hortlayan Neonazi ırkçı terörist faaliyetler, Solingen ve Mölln gibi büyük trajedilerde büyük terör saldırılarında faillerin küçük cezalarla kurtulunmuş olmasında cesaret bulan caniler eylemlerini 1996 da Karlsruhe’de göstermiştir. Dürüstçe yaşamak, evine, ailesini geçindirmekten başka bir gayesi, düşüncesi olmayan üç masum insan 16 Ekim gecesi uykudayken barbarların kurbanı olmuştur. Bu canice cinayetin hala aydınlatılmamış olması faillerin hala yakalanmamış olması yüreğimizi daha da sızlatmaktadır. Hayatları çalınan bu üç masum insan bir suç işledikleri için bu saldırıya uğramadılar. Sadece Türk oldukları için rastgele seçildiler. Bu tür cinayetlere Türk toplumu olarak sesimizi yüksek çıkarmasak, yarın bir gün başkalarının da başına gelecek. Sesimizi duyurmak kamuoyu oluşturmak zorundayız. Biz huzur içinde yaşayan, barışçıl bir toplumken bu kadar saldırıya uğramamıza rağmen bizi belirli sorunların parçasıymış gibi göstermek isteyen çevreler ve insanlar var. Sayfalarca entegrasyon ve uyum sorunları makaleleri yazan insanlar, Avrupa’nın ortasında insanlar diri diri yakılırken başlarını yan tarafa çeviremezler. Bunu yapmalarına izin vermeyeceğiz. Bunu yapmalarını görmezden gelmenin bir tek yolu var. Oda bizim susmamız. Biz susarsak görmezden gelecekler onun içinde susmayacağız. Bizi millet yapan ve bir bütün olarak yaşamamızı sağlayan acıda ve sevinçte birleştiren ülkü kültür ve inançlarımız harmanında doğan sarsılmaz irademizdir. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza bir kez daha rahmet diliyorum” dedi. Alaattin Yılmaz ve Fethiye Yılmaz’ın oğlu Kenan Yılmaz yaptığı kısa konuşmada; 16 Ekim akşamı gece yarısı uykudayken kundaklanarak yakılan Babam, annem ve komşumuzu bir kez daha rahmetle anıyorum. Tek tesellimiz suçluların buluna bilmesi için çok mücadele ettik. Olayın üzerinde 27 yıl geçmesine rağmen bir sonuç alamadık. Emeğimizi verdiğimiz ve vatanımız gibi benimsediğimiz bu ülkenin vatandaşı gibi güvende yaşamak bizimde hakkımız. Hukukun evrensel ilkeleri her insan için uygulanmalı. Ne yazık ki bu cinayette basitlenmiş olarak kapandı ve hukuk çiğnendi. Bu ülkenin hukuku tarihe kara leke olarak yazılmıştır. Anma törenine katılım sağlayan tüm vatandaşlarımıza teşekkür ederiz. Bu tür acı olayların bir daha yaşanmaması en büyük temennimizdir dedi. Anma törenine Konsoloslar, Ataşeler, STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.