Duygusal bağ ve anne

Bugün size ebeveynlerin çocuklarla kurdukları duygusal bağdan ve sosyal ilişkilerden bahsetmek istiyorum. Dünyaya gözlerini açan bir bebek hayatta kalabilmek için, ilk andan itibaren ebeveynlerine ihtiyaç duyar. Karnı acıkan veya kendini iyi hissetmeyen bir bebek, bunu ilk etapta ağlayarak belirtir ve böylece sosyal çevresine ve ebeveynlerine adeta bir mesaj gönderir. Bu mesajı alan ebeveyn, hemen bu ihtiyacı gidermeye çalışır. Bebeğin karnını doyurarak, onu kucaklayarak yanında olduğunu, ona sevgi ve şevkat göstererek de onu koruyacağını gösterir ve bebekler tüm bu algılamaları hafızalarına kaydederler, adeta depolarlar. Bebeklerin bu süreçte ebeveynlerinden aldıkları sevgi, ilgi, yalnız olmama ve güven duyguları, onların ileride psikolojik açıdan sağlıklı bireyler olabilmeleri için çok önemlidir. İnsanın en temel duygularından biri korkudur. Bir yandan korkulardan uzak durmamız tavsiye edilirken, diğer yandan da korku, hayatta kalabilmemiz için gerekli olan sağlıklı bir duygudur. Psikojog Bowy’ye göre, korkusu ebeveynlerinden aldığı güven, sevgi ve ilgiyle giderilmemiş bebeklerin, ilerideki yaşlarında da benzeri korkular hissedebildiklerini fakat bu korkuların nedenlerini açıklayamadıklarını ve bu nedenle de doğru yönlendirmeyi yapamayabildiklerini görüyoruz. Benim düşünceme göre, bahsettiğimiz bu güven bağı çok önemli bir stres yönetimine imkan vermektedir. Bebeklikleri ve yetişme dönemlerinde ebeveynleri tarafından bir birey olarak görülen, sevgi, destek ve yardım gören çocuklar zorluklarla karşılaştıklarında, olumsuz duygularla daha kolay baş edebiliyorlar. ”Ben bunu atlatabilirim”, ”Bunu başarabilirim”, ”Bu sorunu çözebilirim” gibi. Bunun yanı sıra bu tarz çocuklar, kendilerine neyin iyi geldiğini daha kolay öğrenebiliyor. Bilim insanları değişik aileler üzerinde yaptıkları araştırmalar sonucunda, birlik ve bütünlüğü
bozulmamış ailelerde de olumsuz duyguların olabildiğini, fakat aile dinamiğinin olumsuz duyguları ve korkuları, güven duygusuyla silebildiğini görmüşler. Nasıl mı? Küçük yaştan itibaren çocuğa olumsuz
duyguları hakkında konuşmayı öğreterek. Kendi başedemezse, güven bağı kurduğu ebeveynlerinden yardım alabileceğini hissettirerek. Ayrıca çocuk bu sayede güçlünün güçsüze yardım etmesini
öğrenebilir ve kendinde gördüğü aynı olumlu yaklaşımı, yardıma ihtiyaç duyan başkalarına da gösterebilir. Ailede, çocuklarla iletişim kalitesi çok önemlidir. Eğer çocuk güçsüzlüğünü gösteremezse ve olumsuz
hislerini bastırmak durumunda kalırsa, ve eğer çocuk sadece iyi şeyler yaptığında, başarılı olduğunda ve kendisinden istenen davranışları gösterdiğinde sevgi ve ilgi görürse, sosyal çevresindeki
yakınlarıyla duygusal bağ kurmanın gereksiz olduğunu düşünür. Duygularını bastırır, olumsuz duygularını yok saymaya gayret eder, dahasında da duygularının en yakını olan ailesi tarafından
dahi önemsenmediği düşüncesiyle, tüm hayatında bu algılamalara uygun davranışlar gösterir, çünkü bunu öğrenmiştir. Ama unutmayalım ki hiçbir şey için geç değil, sevgili anne ve babalar. Çocuklarımız bizim emanetlerimizdir!
Herşey sevgi ve şevkatle olsun.

Sude Tunç/PEDAGOG

sudetunc@web.de