Göçün 60 yılı

blank

Evet dile kolay Almanya’ya 1961 yılında başlayan Türk işçi göçünün 60’inci yılı önümüzdeki aylardan itibaren kutlanacak.
“Misafir işçi” diye gelen vatandaşlarımız yani onlar bu topluma çok şeyler kazandırdı. En doğrusu Almanya’yı kalkındırdı.
Göçün Alman ekonomisine, sosyal yaşamına ve kültürüne etkileri de bütün yönleriyle her zaman olduğu gibi yeniden tartışılacak.
Türkiye ile Almanya arasındaki kültürel diyaloğa, umut verici özlemlerle birlikte, ön yargılar damgasını vurmuştur.
Her iki kültürde de bu duygularla var olan kurgulanmış dünyalar; kültürel, toplumsal ve düşünsel ortak yaşamın temelini belirlemede önemli bir rol oynamıştır.

Almanya’nın göçmenlerin Alman toplumuna başarılı şekilde uyum sağlayabilmesi için alınması gereken önlemler, bu konuda göçmenlerin, devletin ve Alman toplumunun üzerine düşen görevlere ilişkin tartışmalar aldı başını gidiyor.

Birinci nesil uyumsuzluğun getirdiği yanlışlık, dışlanmışlığın ve küçümsenmenin getirdiği eziklik ile yaşamışlar.

İnanın bence burada yaşayan 2.’ici ve 3.’üncü vesaire nesiller bu toplumun içinde yetişmiştir ve buraya uyum sağlamışlardır. Almanlar ile Türk toplumu iç içe uyum içinde yaşamışlardır ve yaşayacaklardır.

Tam 60 yıldır gurbetçiler diğer bir değişle Avrupalı Türkler vatan hasreti ile yanıp tutuşurken, Türkler bu çerçevede birçok zamanlarda geri dönüşü denemişler fazla başarılı olamamışlar. Bu çerçevede artık Avrupa’da yaşayan Türklerin burada kalıcı bir kitle olduğundan hiç şüphemiz kalmamıştır.
Onun için burada yaşayanlar artık uyumu aşmış insanlardır.

Evet neden mi uyum sağlamışlardır? Çünkü; onlar buralarda artık kalıcıdır. Onların torunları, yani üçüncü kuşak ise artık işçi olarak çalışmıyor, meslek eğitimi almak, üniversitede okumak için çaba gösteriyor. Kendi başına iş kurmuş, serbest çalışan niteliğindedir. Yanlarında binlerce kişiye de istihdam sağlamış durumdadır. Bunun dışında üniversitelerde okuyan Türk sayısında artış olmuş ve okuyan bir nesil var artık. Avrupalı Türkler 60 yılda birçok yol kat etmişlerdir. Şimdi ise bu toplumun her alanında faaydalı insanlar yetirşmiştir.

Kimse kalkıp da „Bura sizin ‚Baba’ vatanınız diyemez arkadaş“ Almanlar unutmasınlar ki buraya 60 yıl önce göç eden insalarımız bu vatana etinden, dişinden, tırnağından ve de canından hizmet vermişler.
Onların içinde hasta olmayan var mı? İsterseniz çevrenizde var ise gelin bir de onlara soralım isterseniz?
Bir dokunsanız bin ah işitirsiniz değil mi?
Onlara ne kadar minnettarız bilemezsiniz.
Gelelim ikinci konumuza. Belki bilmeyenleriniz vardır. Bu konuya değinmeden edemeyeceğim.

Eski adıyla İş ve İşçi Bulma Kurumu, şimdiki adıyla İŞKUR’un 1960 yılında Türkiye’den Almanya’ya giden işçilerine verdiği ilginç ve harika tavsiyeler olmuştur. 5 ana başlıkta toplanan tavsiyelere bir bakalım.

ONURLU OL, AİLENİ EVİNİ UNUTMA, SAĞLIĞINI KORU, ZEKANI İYİ KULLAN VE BAYRAĞINI DÜŞÜN

Evet bunların altında yazılan tavsiyeleri okuduğumda tüylerim diken diken oldu.
„Yabancı memlekette çalışan her Türk işçi şunu unutmamalıdır ki: Viyanalara, Tuna kıyılarına kahraman ecdadımız elin namusuna dokunmadığı gibi, sahipsiz bir bağdan bir salkım üzüm alsa bedelini kütüğün altına koymuş, bir incir koparsa parasını keseciğin içinde ağacın dalına asmış. Bugüne kadar Türk’e hırsız, adaletsiz, hak yiyici, azgın denmemiştir. Siz de dedirmeyeceksiniz!“
„Alman kadınlar Türk’ün kahramanlığını sevdikleri için size nazik ve güler yüzlü davranırlar. Bunu yanlış anlamayın. İçlerinde yaşadığınız bu insanların namusunu kendi namusunuz bilin“
„Yabancı ilde yapacağınız iyi iş de kötü iş de şahsınıza yüklenmez. Türklüğe ait olur. Bayrağını, şerefini hatırından çıkarma. Rengini atalarının dökülen kanından aldığını unutma. Dinden imandan ayrılma“
İnsana yol gösteren manidar ve anlamlı tavsiyelerden birkaçı idi.
Ne güzel tavsiyeler değil mi?

O yıllarda ilk göç eden ailelerin birinci jenerasyonundan kim bilir kimse kalmadı. Kalanlara hayırlı uzun ömürler, ebediyete göç edenlere de Allah’tan rahmet dilerim.

HAYORLI OLSUN
Evet geçen ayki yazımda da belirttiğim gibi Stuttgart Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi oldu. Benim izlenimlerim ve kamuoyu yoklamalarım doğrultusunda CDU’nun güçlü adayı Dr. Frank Nopper’in kazanacağı yönünde olmuştu. Hiç yanılmadım desem daha doğru olur. Stuttgart Büyükşehir Belediye Başkanlığı için yapılan seçimlerin ardından birçok itirazları getirse de Başkan Nopper 7 yıllığına 7 Ocak 2021 tarihinden itibaren başkanlık makamına oturacak. Bize de tebrik etmek düşer. Tebrikler Frank Nopper.
Ne diyelim herkes için hayırlı olsun.
Kalın sağlıcakla.

MUSTAFA KARAMAN- BW POST HABER MÜDÜRÜ