İKİ ÇOCUĞU ELİNDEN ALINDI….

Hamburg’da iki çocuğu gençlik dairesi tarafından elinden alınan Nilgün Uzun, “Çocuklarımın sağlığını, bakımını ihmal ettiğim, şiddet uyguladığım iddia ediliyor. Madem öyleydi, 8 aydır neredeydiniz?” diye isyan etti.

 

Nebahat Uzun
HAMBURG- Almanya’nın Hamburg kentinde 3 ve 5 yaşındaki çocukları, çocukların ve sağlıklarının ihmal edildiği ve şiddet uygulandığı iddialarıyla Alman Gençlik Dairesi tarafından elinden alınan 3 çocuk annesi Sakaryalı Nilgün Uzun (36), çocuklarına kavuşabilmek için çalmadık kapı bırakmadı. 10 Ağustos 2020 tarihinde çocukları elinden alınan anne, gazetemiz üzerinden yaptığı çağrıda, “Ben de her anne gibi çocuklarımla ufak tefek sorunlar yaşadım ama bu, çocuklarımın elinden alınmasını gerektirecek şeyler asla değildi. Bir annenin yavrularına, yavrularının da anneye ihtiyacı var. Kimse çocuklarıma benden iyi bakamaz. Yetkililere sesleniyorum, lütfen beni yavrularımdan ayırmayın” diye seslendi. Eşinden 1,5 yıl önce ayrıldığını ifade eden Uzun, “10 Ağustos’ta her zamanki gibi çocuklarımı kreşe bıraktım. Bir saat sonra Gençlik Dairesi beni arayarak çocuklarımı aldıklarını bildirip beni konuşmaya çağırdılar. Babamla birlikte gittiğimde de çocuklarımın sağlık sorunları olduğunu ve ilgilenmediğim için çocukları aldıklarını söylediler. Ayrıca çocuklarımı kreşe kirli gönderdiğimi ve hatta çocuklarıma şiddet uyguladığımı bile iddia ettiler. Fakat bunların hiçbiri doğru değil” şeklinde konuştu. 3 yaşındaki oğlu Barış’ta genetik sedef hastalığı olduğunu ifade eden anne Uzun, “Barış’ın tedavisi için düzenli doktora gidiyor, ilaçlarını ihmal etmiyorum ama hastalığı geçmiyor. Oğlum şu an kaldığı yurtta da aynı hastalıkla mücadele ediyor. 5 yaşındaki oğlum Umut’ta ise elimden alınmadan 1,5 ay önce karın ağrıları başladı. Altona ve Eppendorf hastanelerindeki doktorlar oğlumda mide rahatsızlığı olduğunu ve bunun sağlıksız beslenmeyle alakalı olduğunu söylediler. Bunlar doğru değil” dedi.

ANNE UZUN, “ÇOCUKLARIMIN BENDEN SOĞUYUP BENİ UNUTMASINDAN KORKUYORUM”
Umut’un 3 yaşındayken kulağına takılan duyma cihazı düştüğü için yeniden ameliyat olması gerektiğini ifade eden anne Uzun, “Verilen ameliyat tarihinde her iki oğlum da hastalandığı için doktor raporunu götürüp ameliyatı ertelettim. Bunu bile çocuğumun sağlığını ihmal ettiğim iddiasıyla mahkemeye taşıdılar. Eşimden ayrıldıktan sonra çocukların uyku, banyo gibi sorunları olduğu için gençlik dairesi, salgın öncesine kadar bana bir yardımcı gönderiyordu. Şimdi aradan 8 ay geçtikten sonra bu kişi benim çocuklarımı darp ettiğimi iddia ediyor. Madem ortada şiddet vardı, neden o zaman çocuklarımı almayıp bugüne kadar beklediler? Bu sorumsuzluk değil mi?” şeklinde duygularını dile getirdi. 17 Eylül’deki mahkeme oturumunda eve bir bilirkişi yollanması kararının alındığını söyleyen Nilgün Uzun, “Gençlik Dairesi şu an çocuklarımın ne babasına ne de bana verilmesini istemiyor. Haftada 2 gün 2 şer saat görebiliyorum çocuklarımı ve bu bana yetmiyor. Çocuklarımın en azından hafta sonları bende kalmasını istedim ama çocuklarımı kaçırabileceğimi iddia ederek kabul etmediler. Onları çok özlüyorum ve her görüşten sonra ağlayarak çıkıyorum. Çocuklarımın olmadığı bir evde olmak istemediğim için şu an babamda kalıyorum. Bu zulüm bir an önce bitsin” dedi. Oğlu Umut’un da eve dönmek istediğin söyleyen Uzun, “Bir oda içinde paylaştığım birkaç saat zamanla çocuklarımı benden soğutur diye korkuyorum. Avukatım çocuklarımın koruyucu aileye verilebileceğini söyledi ama ben bunu istemiyorum. Büyük oğlum Alper Can kardeşlerine çok düşkün ve bu olaylar onun da psikolojisini bozdu. Çocuklarıma yeniden kavuşabilmek için hukuk mücadelemden vazgeçmeyeceğim ve yetkililerden de bu konuda destek bekliyorum” şeklinde konuştu.