İsveç ve Finlandiya’ya mesaj: Sizden dost ve müttefik olmaz!

Türkiye’nin veto resti NATO’yu panikletti. Ankara’nın onayını almak için yoğun çaba harcayan Finlandiya ve İsveç’i zorlu bir süreç bekliyor. Ankara’nın ilk şartı ise teröre desteğin kesilmesi…

Selçuk Böke | ANKARA

NATO, tarihinin en hareketli günleri geçiriyor. Finlandiya ve İsveç, Rusya’nın tehditlerine karşı artık NATO’ya daha yakın… Ancak iki ülkenin ‘NATO vizesi’ olması için son sözü Türkiye söyleyecek. Türkiye’nin ‘onayı’ için girişimlerini başlatan Finlandiya ve İsveç, temaslarını yoğunlaştırdı. Bu hafta İsveç’ten bir heyet Ankara’da yüz yüze görüşmeler gerçekleştirecek. ‘NATO vizesi’ için Türkiye’nin kapısını çalacak iki ülkeyi de zorlu bir süreç bekliyor. Zira her iki ülke de Ankara’nın tüm girişimlerine rağmen terör örgütleri PKK ve FETÖ’nün uzun bir süredir hamiliğini yapıyor.

Özellikle İsveç, sık sık PKK/YPG’ye askerî, maddi ve siyasi desteklerle gündeme geliyor. Finlandiya ise FETÖ mensuplarına vatandaşlık vermesi ile biliniyor. Türkiye, her iki ülkeye de bazı şartlar öne sürecek ve taleplerini iletecek. Ankara’nın önceliği PKK/YPG ve FETÖ’ye verilen maddi ve manevi desteğin tamamen kesilmesi. İkinci kritik madde ise iki ülke tarafından Türkiye’ye uygulanan savunma sanayi ürünlerine yönelik kısıtlamaların kaldırılması. Ankara ayrıca, İsveç ve Finlandiya’ya NATO’da yeşil ışık yakmak için güvenlik garantileri de isteyecek. Ankara Finlandiya’nın NATO üyeliğine daha sıcak bakarken, İsveç’in ise terör örgütlerine açık desteğinden dolayı üyeliğini olumlu bulmuyor.
İADE TALEPLERİMİZ CEVAPSIZ KALDI

Türkiye son 5 yılda Finlandiya’dan 6’sı FETÖ, 6’sı PKK mensubu, İsveç’ten ise 10’u FETÖ, 11’i PKK mensubu teröristlerin iadesi istendi. İsveç ve Finlandiya, Türkiye’nin iade taleplerine olumlu cevap vermedi. İki ülke, 19 teröristin iadesine ilişkin talebi reddetti, 5’ini ise cevapsız bıraktı. Finlandiya’da 2, İsveç’te ise 7 iade dosyasıyla ilgili süreç hâlâ sürüyor.
“ELİMİZDEKİ KOZU KULLANALIM”

Türkiye bu süreçte kazan kazan stratejisi izliyor. Ankara’nın Finlandiya ve İsveç’e karşı PKK ve FETÖ kozunu kullanıldığına işaret eden diplomatik kaynaklar, diğer yandan bu tavrın Rusya’yı da küstürmeyeceğini belirtiyor. Türkiye’nin bütün bu baskılara karşı koyabileceğine dikkat çeken kaynaklar, iki ülkenin de NATO’ya girmesi için Türkiye’nin taleplerini karşılamak mecburiyetinde olduklarını vurguluyor. Öte yandan, Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya katkısının zayıf olacağını değerlendiren kaynaklar “Türkiye’nin en güçlü olduğu platform şu anda NATO. Elindeki kozları sonuna kadar kullanacaktır” değerlendirmesini yapıyor.
“İKİ TARİHÎ HATA YAPMIŞTIK”

Gazetemize konuşan emekli Büyükelçi Vahit Özdemir, Türkiye’nin elinin güçlü olduğunu ve geçmişteki hataları tekrarlanmayacağı söyledi. Özdemir şunları söyledi: Benim şahsi kanaatim, Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya alınmaması yönünde. Fakat ortada bir de gerçek durum var. Bir takım tavizler ve pazarlıklar yapılarak bu iki ülkenin eninde sonunda NATO’ya gireceğini düşünüyorum. ABD Başkanı Biden, Sayın Cumhurbaşkanı’mızı arayıp, terör örgütleri, F-16, F-35 gibi konularda pazarlık yapabilir. Türkiye, NATO konusunda iki defa tarihî hata yaptı. Birincisi, dönemin Fransa Cumhurbaşkanı Charles de Gaulle, NATO’nun askeri kanadından Fransa’yı çekmişti. 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan sonra da Yunanistan, NATO’nun askeri kanadından çekilmişti. Fransa ve Yunanistan’ın tekrar askeri kanada alınmasına ‘olur’ vermiştik. Bu fahiş bir hataydı. Bunların tekrarlanmaması için bir takım tedbirlerin alınması lazım. Sayın Cumhurbaşkanı’nın bu konudaki tutumunu takdir ediyorum. İsveç ve Finlandiya NATO’ya girmek için her şeyi yapar. Ama bizim de elimiz oldukça güçlü ve istediklerimizi bu ülkelere yaptırabiliriz.

ERDOĞAN: BİZİ İKNA İÇİN BOŞUNA YORULMASINLAR

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun ile yapılan anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Erdoğan, Finlandiya ve İsveç’in NATO üyeliği için Ankara’ya düzenleyecekleri ziyaretle ilgili olarak, “Bizi ikna etmeye mi gelecekler? Yorulmasınlar. Türkiye’ye yaptırım uygulayanların bu süreç içerisinde NATO’ya girmesine ‘evet’ demeyiz” ifadelerini kullandı. Erdoğan’ın açıklamaları özetle şöyle:

Her iki ülkeyle ilgili de gerçi bu aralar dışişleri bakanlarıyla bir görüşmeler yapıldı. Bakın her iki ülkenin de terör örgütlerine karşı açık net bir tavrı söz konusu değil. Kaldı ki bu süreç içerisinde bu terör örgütlerine karşı biz karşıyız deseler ki, teslim etmeleri gereken teröristleri teslim etmeyeceklerine yönelik açıklamaları var. Velev ki teslim et, Müslüman sokulduğu bir delikten iki kez sokulmaz. Daha önce Yunanistan NATO’dan çıkmıştı. O dönemin yönetimi Yunanistan’ın tekrar NATO’ya girmesini sağladı. NATO’nun en önde gelen ülkeleri Yunanistan’a her türlü desteği veriyor mu, her türlü üssü kuruyorlar mı? Kuruyorlar. Biz bunlara nasıl inanacağız. İsveç terör örgütlerinin kuluçka merkezleri. Parlamentoya gidip bunları konuşturuyorlar. Hatta ve hatta terörist yanlısı üyeleri var parlamentolarında. Bizi ikna etmeye mi gelecekler? Yorulmasınlar. Her şeyden önce Türkiye’ye yaptırım uygulayanların bu süreç içerisinde NATO’ya girmesine ‘evet’ demeyiz.
CEZAYİR’LE YENİ DÖNEM

Cezayir’den ülkemize 17 yıl aradan sonra Cumhurbaşkanı düzeyde yapılan bu tarihî ziyaretle ilişkilerimize yeni bir ivme kazandırıyoruz.
Bu sene aynı zamanda diplomatik ilişkilerimizin kuruluşunun 60. yılına hitap ediyor. 500 yıl öncesine uzanan ortak bir tarihi paylaşıyoruz. İlk toplantımızı gerçekleştirmek bu güne nasip oldu. İşbirliğimizi daha da ileriye taşıma kararlılığımızı karşılıklı olarak bir kez daha teyit ettik. 2020 yılında ziyaretimizde 5 milyar dolar hedefimizi belirlemiştik. Salgına rağmen 4.2 milyar dolar düzeyine ulaştırdık. Bugün çıtayı yükseltip yeni bir hedef belirledik. O da 10 milyar dolar hedefine ulaşacağız. Türkiye olarak her konuda Cezayirli kardeşlerimizin yanındayız. Yatırımcılarımız da bu süreci yakından takip ediyor. 1400’ü aşkın Türk firması, Cezayir’in güçlü ekonomisine güç katıyor.
SAVUNMA SANAYİİNDE İŞBİRLİĞİ

Görüşmelerimizde Afrika ve İslam dünyasındaki meseleleri de ele aldık. Cezayir, Afrika’nın yer yüzü ölçümleri bakımından en büyük ülkesi olması yanı sıra kıtanın lider ülkelerinden biridir. Cezayirli kardeşlerimiz Afrika’nın tamamında oynadıkları rolü takdirle karşılıyoruz. Türkiye olarak biz de Afrika’daki kardeşlerimizle işbirliğimizi güçlendirmeye çalışıyoruz. Afrika Kıtası’nda barış ve istikrarın temininde önemli rol oynayan iki ülke olarak savunma sanayi alanında işbirliğini güçlendirmekte kararlıyız.