Kaçırılan her fırsat yeni bir başlangıçtır iç yapı değişmeden iç yapı yıkımına doğru

Sevgili okurlarım;
Dünyanın hiç bir ülkesinde demokratı size gelip ve beğeneceğiniz bir politika yapamaz. 1945’den sonra kurulan, içinde yaşadığımız demokratik Alman Cumhuriyetinin (BRD) zenginliğinin temelini atan ve en önemli, öncü politikacısı olan Konrad Adenauer „Her parti halk içindir, kendisi için değil“ demiştir. Bende aynı düşünceyi paylaşmaktayım.
Adenauer’in bu sözlerinden sonra, yıllar ve nesiller geçti. Almanya gelişti ve 1990 yılında Helmut Kohl’un verdiği büyük çabaların neticesinde 1989’da batan DDR ile birleşerek tek ve büyük bir ülke haline gelerek, Avrupa’da önemli bir ülke olmayı başardı. Geçen 30 yıl içinde, partilerin genç nesilleri, dedelerimiz ve babalarımızın oluşturduğu rahatlığa alışarak, politik sorumluluklarını unutarak kendi havalarına girdiler.
„Ekmek elden, su gölden“ misali babalarımızın bildiği Almanya’yı hem zor, hem de çıkmaz yollara sürüklediler.
Politik görevi ormancılık işi gibi görmek gereklidir. Bu gün ağaçlarınızı kesip yakarsanız ve yeni ağaç dikmezseniz, ileride yemek pişirmeye ve soba yakmaya odununuz kalmaz. Kalan toprağında sel ve rüzgâr götürür.
„Nesil adaleti“ üzerine olan düşünceler bizim hayatımızın, ve genç neslimizin düşünceleridir. Hükümetin dağlar gibi biriktirdiği borçlar üzerinde çocuklarımız büyüyemez, yetişmez, aile kuramaz, ailesini besleyemez ve emekli olduğunda, parası ne kiraya, nede alışverişe yeter.
Hıristiyan demokratların yaptıkları seçimde istediğimiz lider, ekonomi uzmanı olarak bilinen en iyi aday Friedrich Merz idi. Alman halkı tarafından istendiği halde, partinin yetkilileri tarafından yapılan kampanyalar ve çabalardan dolayı seçilmeyerek, az sempati ve az uzmanlık sahibi olan aday parti başkanlığına seçildi. 16. Ocak 2021’de yapılan bu parti içi seçimde kesin bir „sola dönüş“ kararı vererek, politika bizim gibi çalışan ve para kazanan insanları geride bırakarak ekonomik düşünceleri kesip attı. Bu seçimin onaylanmasıyla ortalık birden karıştı.
Böylece benim inandığım, çalışıp ve desteklediğim politika, bizi bilinçli olarak görmezliğe getirerek arkada bırakmış oldu.
14. Mart 2021’de yani 2 hafta sonra Baden-Württemberg eyaleti, yeni parlamento (Landtag) seçecektir.
Hıristiyan demokratların uyguladıkları politika ve bundan dolayı kaybettikleri oylar, partiyi çıkmaz yola soktu. Hükümette kalabilme amacıyla başka partilerle girdikleri koalisyon, mecburiyet haline dönüştü.
Geleceğimizi ziyan etmek istemiyorsak, bu günün politikasını daha güvenilir partilere bırakmanın mecburi bir düşünce olduğuna inanmaktayım. Kaybolan hak geri dönmez!
Parti renkleri değişebilir, ama istikâmetin ve gidilen yolun bize uyması gerekir.
Hepinize sağlık, sabır, mutluluk ve başarılar dilerim.

 

TAMER ANDRE TEZULAŞ