KALMAK MI ZOR ÇEKİP GİTMEK Mİ?

Yaşayan bilir… Ülkesinden uzakta geçen her dakikanın neler ifade ettiğini… Her Sıla hasreti çeken herkes gibi elbette benim yüreğimin de kor olduğu zamanlar olur. Hele ki izin sezonu geldiğinde, özellikle arabasının yönünü ülkesine çeviren vatandaşlarımızı görünce, ben de gidemiyorsam bir başka olur yüreğin burukluğu…Hemen herkes imkânı el veriyorsa ülkesine kavuşmak için gerek havayolu gerekse karayolu ile heyecanla hazırlar bavulunu…

Bu sene Avrupa’ ya gelen birinci neslimizden bu yana farklı bir izin sezonu oluyor. Bir yanımız ülkemize, sevdiklerimize kavuşmanın özlemi ile yanıp tutuşurken, korona tedirginliği ise kafamızı karıştırıyor. Benliğimiz Kovid-19 korona salgını yüzünden gerek sağlığımızı veya ziyaret edilecek sevdiklerimize gidemeyecek oluşumuzu düşünmenin çelişkisini yaşarken, izin dönüşü bizleri nelerin beklediğinin bir muamma olması ise ayrı bir soru işareti olarak önümüze çıkıveriyor…

Geçmiş yıllarda kaleme aldığım kısa şiirimde duygularımı sanki bugünleri anlatır gibi şöyle dile getirmiştim…

Sen sevdiklerine veda etmeden ayrılmanın ne demek olduğunu bilir misin?
Bilir misin?
Bir daha görüşeceğini hayal ederken ayrıldığında…
Son bakışlarının ömründe ne yaralar açtığını tahmin edebilir misin?

Uzakta geçen bir ömrün yüreğine neler çektirdiğini…
Geceleri gözlerini tavana dikip, koca bir nefes iç çektin mi?

KALMAK MI ZOR… ÇEKİP GİTMEK Mİ?
Bölündü mü ikiye yüreğin…
Sevdalarının yanı başında, sevdiklerinin kilometrelerce uzağında,
Hesabını verebilir misin?
Ülkenden uzakta geçen 20 senenin…

Sevgili okurlar, hepimiz keşmekeş duygular eşliğinde 26 Haziran’ ı beklerken, bir çoğumuz Almanya’ya hapsolup ülkemizi ekranlardan, sevdiklerimizi akıllı telefonlardan göreceğiz… Onların kokusunu alıp, sarılamayacağız. Hoş gitsek ülkemize, kavuşsak ta sevdiklerimize ne kadar sarılacağız o da bir soru işareti… Görünen o ki dönüşü bir kenara bırakırsak gidişlerde bir sorun yok gibi…Salgının boyutları azaldı. Zaten karantina da kalktı. Şimdiye kadar hava yolu ile gidenler sorunsuz evlerine gittiler. Karayolu ile gidenlerde de yazıyı kaleme aldığım dakikalara kadar bir sorun paylaşılmadı. Tabi izine gidenler gazetemizin muhtelif sayfalarında yer alan alınması gereken tedbirleri alarak gitmeyi unutmasın. Olası aksilik, yani virüs bulaşması durumunda Alman sağlık kasalarının muammasına rağmen hükümet yetkilileri tedavinin ülkemizin sağlık kasası yani SGK tarafından üstlenileceği açıklandı. Ülkemize güvenimiz sonsuz. Almanya’nın 3. Ülke, yani Avrupa Birliği dışındaki ülkelere seyahat uyarısı olsa da “ bu açıklamada Aile bağları olanlar bu uyarının dışında tutulur” ifadesi ise dönüş sürecinde sıkıntının olmayacağının sinyali gibi durdu.

Bu nedenle benim gibi bir çok kişi hazırlık yaptı. Malumunuz her gün yap-boz tahtası gibi kurallar değişiyor. Şimdi de Türkiye’ den gelenlere karantina olayı önümüze çıktı. Bunun da siyasi bir karar ve ekonominin Almanya içerisinde dönmesini istediklerini düşünüyorum. Geçenlerde Almanya’nın otomobil şirketine uğradım. Yol güzergahı, özel sağlık sigortası gibi konularda görüştüm. Bu şirket üzerinden karavan kiralamanın tavan yaptığını söylediler. Yani insanlar bir şekilde tatillerine gidiyorlar. Demek ki bu karar Türkiye aleyhine ve Türkler aleyhine… Neyse ki test sonucu getirenler, tabi negatif olması şartı ile bu karantinadan muaf olacak. AK Parti İstanbul Milletvekili ve YTB alt Komisyonu’nun Başkanı Zafer Sırakaya’ nın Sağlık Bakanımız ile görüşmesi var. Bu testler ile ilgili bir çalışma içerisindeler. Umuyorum ve bekliyorum ki olumlu bir çalışma olacaktır.

Bazı hadsizlerin Türkiye’ye gelmeyin, virüs getirmeyin… sözlerini kulak ardı yaparak… Ülkemin ve sevdiklerimin beni özlem ile beklediğinin gururu ile;
Her şeye rağmen ülkeme, sevdiklerime gitmek için gün sayıyorum… Belki de siz bu satırları okurken, belki ben sıla yolunda, belki de kavuşabilirsem ülkemin topraklarında olacağım…

Benim özlemlerim büyük, yapacaklarım var…

Benim gibi ülkemize gidenlere hayırlı ve sağlıklı yolculuklar dilerken, kalanları ise gelip te kavuşmak dileği ile hepinizi Allah’a emanet ediyorum…

 

MURAT PEHLİVAN / NRW Haber Müdürü