NSU aydınlatılmalı

Muzaffer Çetin
KARLSRUHE – Karlsruhe’de Irkçılıkla Mücadele Haftası etkinlikleri çerçevesinde, Karlsruhe DİTİB Merkez Caminde DİTİB Bölge Koordinatörü Fatih Şahan’ın organize ettiği NSU-Verfahren und seine gesellschaftspolitische Dimension (NSU-Davası ve toplumsal-siyasi Boyutu) Konferansı yapıldı. Konuşmacı olarak; DİTİB Genel Sekreteri Dr. Bekir Alboğa, Almanya Türk Toplumu Başkanı Gökay Sofuoğlu, Karlsruhe Halima Anaokulu Müdürü Mesut Palancı katıldılar. DİTİB Bölge Koordinatörü Fatih Şahan açılış konuşmasında, 1990’lardan bu yana, sağcı aşırılık yanlısı ve Neo-Nazi faaliyetler gözlemlenmiş, bu da bir saldırı dalgasına neden olmuştur.  1992’de Mölln’de ve 1993’te Solingen’de Neo-Nazi cinayetleri. Sonraki yıllarda halka  ‘Dönerci cinayetler’ olarak yansıtılarak küçük Türk girişimcilere veya Türk görünümü olanlara karşı yöneltildi. Aşırı sağcı NSU üyeleri, 2000-2007 yılları arasında 8’i Türk 10 kişiyi öldürmüşlerdi. Münih Eyalet Ağır Ceza Mahkemesi’nde Mayıs 2013’te başlayan NSU davasında, bugüne kadar yapılan yüzlerce duruşmaya rağmen bir sonuç alınamayan ve 250 dolayında bilirkişi ve tanığın dinlendiği davanın ne zaman sonuçlanacağı kestirilemiyor dedi. Podyum tartışması şeklinde geçen konferansta konuşmacılar. ”Almanya’da İslam’ın  bilinçli olarak şiddet kelimesiyle birlikte anılması ve  medya yanında bu konuda yeterli duyarlılığın gösterilmemesi hatta yanlı yayın politikaları sonucu insanların beyinlerine bir şiddet dini olarak yerleşmesi söz konusudur. Bugün Alman Federal Parlamentoda Milletvekili olan aşırı sağcı partinin mensupları, Almanya’da yaşayan 5 milyon Müslümanı direk hedef almış ve bunu da  açıkça kamuoyu ile paylaşmaktadır. On yıl önce Sosyal Demokrat parti milletvekilleri, Müslümanlar ibadetlerini ve inançlarını özgürce yaşayacağı camilerin yapılması bu insanların haklarıdır diyenler şimdi neredeler niçin sesleri çıkmıyor? Hakkı ve adaleti savunanların seslerinin daha gür çıkmasını bekliyoruz Toplum sadece politikacıların değil STK larıda yönlendirmesi gerekiyor. DİTİB bu konuda Türk toplumunun sesi olmuştur ve olmaya devam edecektir.  Almanya ile ilgili aidiyet duygusu konusunda kafamızda hala soru işaretleri var. Bu konuda eksiklerimiz olduğunun farkındayız. Özelikle NSU cinayetleri ortaya çıktığında daha aktif bir rol alabilir ve ortak sesimizi daha yüksek çıkarabilirdik. Ortak değerlerimiz olan insan hakları, inanç özgürlüğü için ortak bir duruş sergilemeliyiz. İslam Almanya’ya aittir ve bunu kanuni düzenlemelerle resmi din olarak kabul edilmesi ve buna uygun  şartların yerine getirilmesi büyük önem taşımaktadır. Popülist yaklaşımlarla bu gerçek değiştirilemez ve bu tür yaklaşımların ve ırkçı söylemlerin Federal mecliste olmaması gerekir. 20 yıldır bu konuları tartışıyoruz, hala ırkçılığın ve inanç özgürlüğünün konuşuluyor olması maalesef istenilen noktaya gelmediğini gösteriyor. Türk Toplumu olarak bu yöndeki çalışmalarımızı ve umudumuzu her zaman diri tutmaya devam edeceğiz” dediler Panele Camii cemaati, Türk STK temsilcilerinin yanı sıra çok az sayıda Alman katıldı.

 

Yorum Ekle

Yorum yazmak için tıklayın

error: