NSU cinayetleri “siyasi motifli” değilmiş!

Nebahat Uzun

 

HAMBURG- Almanya’da, 2000-2007 yılları arasında Nasyonal Sosyalist Yeraltı Örgütü (NSU) tarafından işlenen ve 8’i Türk, bir Yunan ve bir Alman polisin öldürüldüğü cinayetlerin davası henüz bitmişken ortaya çıkan yeni bir bilgi, gündeme bomba gibi düştü. NSU cinayetlerinin, Almanya İçişleri Bakanlığı’nın yayımladığı “siyasi motifli şiddet suçları” verilerine dahil edilmediği ortaya çıktı. Skandal, aşırı sağcı AfD’nin meclise sunduğu soru önergesi sonucu ortaya çıktı. Kurumsal ırkçılığın her gün türlü sebeplerle ortaya koyulduğu Almanya’da, İçişleri Bakanlığı’nın bu yaklaşımı, Almanya’da yıllarca görmezden gelinen ırkçı cinayetlerin ve ırkçılığın üstü kapatılarak unutturulmaya çalışıldığı yorumlarına neden oldu. NSU davalarının müdahil avukatlarından Mehmet Daimagüler, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “İçişleri Bakanlığı, NSU cinayetlerini “siyasi motifli şiddet suçları” istatistiklerine dahil etmedi. Birkaç yıl sonra bu cinayetler yine ‘Türk uyuşturucu çevresinin hesaplaşması’ olarak konuşulmaya başlanacaktır” cümleleriyle skandal olaya tepki gösterdi. Alman İçişleri Bakanlığı ise skandalı, sadece başlangıçtan itibaren olayın siyasi motifli suç olduğunun tespit edilmesi durumunda suçların bu istatistiklere alındığı, başlangıçta ise NSU olaylarının sadece ‘organize suç’ olarak görüldüğü için istatistiklere yansımadığı şeklinde yorumladı. Bu skandal ve bakanlığın yorumları, Almanya’da aşırı sağ suçların değerlendirme metodunu da tartışmaya açtı. 5 yıl süren NSU davasında, örgüte cinayetlerin işlendiği Ceska marka silahları temin eden Ralf Wohlleben’in sadece 10 yıl hapis cezasına, diğer zanlıların da hafif cezalara çarptırılmaları kamuoyunda infiale neden olmuştu. Ağırlaştırılmış müebbet alması beklenen cinayetlerin baş sanığı Beate Zschaepe de sadece ömür boyu hapis cezası almıştı. Alman yasalarına göre ömür boyu hapis cezası alanlar 15 yıl yattıktan sonra çıkabiliyor.

Yorum Ekle

Yorum yazmak için tıklayın