Ramazan edasında 11 ay

Değerli hocalarımıza her Ramazan’da sorulan; “sakız orucu bozar mı.., koku orucu bozar mı… ” gibi ezber soruların dışında, davetler, iftar sofraları, öğleye kadar oruç tuttum diyen küçük meleklerimizin şirinlikleri ile birlikte, bir mübarek Ramazan ayını daha geride bırakmak üzereyiz!
Ramazan ayı, oruç tutarak midemizi dinlendirmenin dışında, “elimizi, dilimizi, belimizi, gözümüzü, ayaklarımızı terbiye etme ayıdır!
İç dünyamızın paylaşım ve birlik gibi duygularla yoğunlaştığı aydır. Sabrın hoş görünün törpülendiği aydır!
Aynı eda ile bir 11 aya hazırlanamıyoruz!
Tüm bu güzel duygu ve düsturla 11 ayı geçiremiyoruz! Halbuki bu duygu ve davranışlar, her gün yaşanması ve yaşatılması gereken değerlerimizdir. Ramazan ayı ise 11 ay yaşatılan değerlerin tavan yaptığı ay olarak değerlendirilmelidir! Yani bir ay Ramazan sonrası Bayram ve salıver gitsin.
Kim neyler?
“ihtiyaç sahiplerini”, kim neyler “kul hakkını”, kim neyler “haksızlığa uğrayanları”, adeta “bana ne” edasıyla 11 ayı geçirir, değerlerimizi güncellemeyi 1 aya bırakırız.
Ramazan ayında bile hocalarımıza “sakız orucu bozar mı?” sorusu gibi bilinen, yıllarca sorulan, sormuş olmak için sorduğumuz soruların dışında başka soru sormuyoruz!
Örneğin “kul hakkı, dedikodu, iftira da orucu bozar mı? Hocam?” Muhtemelen bozar! Ancak bu değerler “gıdanın bize verdiği açlık hissiyatını vermediği için sormak aklımıza bile gelmiyor! ” Aç kalınca “acaba sakız bozmaz mı ki? ümidi ile hocalarımıza koşanlar, diğer değerlerimiz için şüpheye girip hocalarımıza koşmuyor!”
Mideyi aç bırakır, açlığa bir süre dayanır, ibadetimizi yerine getiririz! Ancak ibadetimiz gözlerimizle bakarak, ellerimiz ile tutarak, ayaklarımızla giderek te bozulabiliyor!
Günahsız kul yoktur! Ancak bir ay dikkat ettiklerimize 11 ay dikkat edebilsek arzusu!
Hz. Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurmuşlardır: “Nice oruç tutanlar vardır ki, orucundan kendisine kuru bir açlıktan başka bir şey kalmaz! Geceleri nice namaz (terâvih ve teheccüd) kılanlar vardır ki, namazlarından kendilerine kalan yalnız uykusuzluktur.” (İbn-i Mâce, Sıyâm, 21)
Allah (c.c.) ibadetlerimizi kabul buyursun inşallah. Birlikte nice Ramazanlara kavuşmayı nasip etsin. (Amin)
Ramazan bayramınızı en içten dileklerimle kutluyor, dünyamıza barış ve huzurun sağlanmasını temenni ediyorum.

Mustafa Göğüş