Suriye’nin kanayan yarası 10 yaşında

15 Mart 2011’de bir grup öğrencinin duvara “Ey doktor (Beşar Esad) sıra sana geldi” yazmasına, rejim güçlerinin şiddete başvurarak karşılık vermesi, Suriye’yi kan gölüne çevirdi.

Tunus’ta başlayarak birçok Arap ülkesine sıçrayan ‘Arap Baharı’ sürecinin en acı sonucu Suriye’de yaşandı. 15 Mart 2011’de ülkenin güneyindeki Dera ilinde bir grup öğrencinin okul duvarına, “Ey doktor (Beşar Esad) şimdi sıra sana geldi” yazmasıyla başlayan halk ayaklanması on yılı geride bıraktı. Reform talebiyle sokaklara dökülen binlerce kişiye karşı rejim güçlerinin şiddet kullanması sonucu başlayan olaylar yerini, dinmeyen kan ve gözyaşına bıraktı.
Birleşmiş Milletler (BM) yetkililerinin raporlarına göre rejim, kimyasal silah kullanma, halkı açlığa sürükleme, tehcir, ablukaya alma, keyfî tutuklama ve işkence gibi savaş suçları işledi. 2011 öncesi nüfusu 22-23 milyon civarındaki ülkede, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliğinin verilerine göre 6,6 milyon Suriyeli ülkesini terk etmek mecburiyetinde kaldı.

TÜRKİYE KUCAK AÇTI
Bu kişilerin yaklaşık 3,6 milyonuna Türkiye tek başına ev sahipliği yapıyor. 6 milyon 702 bin kişi ise ülke içinde yerinden edilirken Suriye’de en az 13 milyon sivil, insani yardımlara muhtaç hâle geldi.

ATEŞKESİ ANKARA SAĞLADI
Yaşanan trajediyi sona erdirmek için en fazla çabayı Türkiye gösterdi. Suriye rejiminin pozisyonlarına müdahale eden Türkiye, bölgede binlerce kişinin hayatını kurtardı. 5 Mart 2020’de Moskova’da Türkiye ve Rusya arasında mutabakatın sağlamasıyla ateşkes yürürlüğe girdi. Ateşkesin üzerinden geçen bir yılda en az 300 bine yakın sivil evine döndü.

REJİM BÖLGESİNDE KRİZ
Esad rejimi ve destekçilerinin iç savaşta kaynakları kullanarak ekonomi altyapısını yok etmesi, ülkeyi darboğaza soktu. Yüksek enflasyon sebebiyle Ocak 2021 sonunda 5 bin liralık yeni banknot basan Esad rejimi, kontrol ettiği bölgelerde halkın temel ihtiyaçlarını karşılamıyor. Ülke ekonomisinin kontrolünü yitiren rejim, son aylarda derinleşen ekmek ve yakıt kriziyle de mücadele edemiyor.

PARASI 80 KAT DEĞER KAYBETTİ
Esad rejiminin işlediği insanlığa karşı suçlar karşısında ABD ve Avrupa tarafından ekonomik müeyyidelere maruz kalması, Suriye Lirası’nın hızla değer kaybetmesine yol açtı. İç savaş öncesinde 1 dolar yaklaşık 50 Suriye Lirası’na denk gelirken, bugün 1 dolar yaklaşık 4000 Suriye Lirası’na tekabül ediyor. Suriye lirası iç savaşın başladığı Mart 2011’den bu yana dolar karşısında neredeyse 80 kat değer kaybetti.

İÇ SAVAŞIN ACI BİLANÇOSU: 14 BİN 315 KİŞİ işkenceyle öldürüldü
Suriye Müdahale Koordinatörlüğü verilerine göre rejim ve destekçileri, ele geçirdikleri bölgelerden 14 Mart-31 Temmuz 2018’de çoğu sivil, 128 bin 926 kişiyi zorla göç ettirdi. İşte o dehşet veren rakamlar:
∂ Rejim, keyfî olarak alıkoyduğu kişilerden 14 bin 315’ini işkence ederek öldürdü.
∂ İç savaşın başlamasından bu yana yaklaşık 400 bin kişi rejim tarafından hâlen alıkonuluyor.
∂ Sağlık tesisleri en az 863 defa çatışan taraflarca hedef alındı, en az 859 sağlık çalışanı öldürüldü.
∂ 1.411’i rejim ve Rusya tarafından olmak üzere en az 1.584 okul saldırılara maruz kaldı.
∂ En az 709 medya çalışanı katledildi.
∂ Muhaliflerin kontrolündeki yerleşimlere 217 defa kimyasal silah saldırısı düzenledi.

You cannot copy content of this page