Page 6 - Stuttgart Mayis 2019
P. 6

17 Ramazan 1440

                                                                                                                                                       RAMAZAN
        6    MAYIS - Mai 2019                                                                                    Ramazan
                                                                                                                                               “Küllü şey’in mâni’un, vel ilmü mevâni’un”
                                                                                                    Aktüel           Her şeyin mânisi vardır, ilmin “mânileri” vardır (S. Teftâzânî Hazretleri)


        HAZRETİ ÂDEM’DEN BU YANAAZRET
        H                                                                                                                                               HASBİHÂL


        MESCİD-İ AKSA                                                                                                                                    KİM BİLİR KENDİ

                                                                                                                                                         NE KADAR GÜZELDİR...
                                                                                                                                                         İsmi bu







        Yalnız üç mescide ziya-                                                                                                                          kadar
        ret için gidilir: Mescid-i

        Haram, Mescid-i Aksâ                                                                                                                             güzelse!
        ve benim bu mescidim”
        (Hadis-i şerîf)                                                                                                                                  günah’ biri vardır... Vefat eder, ahali bunun
                                                                                                                                                           Musa aleyhisselâm zamanında ‘yürüyen
        E        bu Zer (radıyallahu anh) Efendimize                                                                                                     günahkârlığından öyle bıkmıştır ki; göm-

                 (sallallahü aleyhi ve sellam) sorar “Yer-
                                                                                                                                                         mek bile istemez, çöplüğe atarlar cesedini...
                 yüzünde yapılan ilk mescid hangisidir
                                                                                                                                                           Allahü teala yüce Peygamber’e emreder;
                 Ya Resulallah?”
                                                                                                                                                         ‘Benim falanca çöplükte bir evliya kulum
                   - Kâbe-i muazzama.
                   - Sonra?
                                                                                                                                                         kıl ve defnet...’
                   - Mescid-i Aksâ.                                                                                                                      var... Onu oradan çıkar, temizle, namazını
                                                                                                                                                           Musa aleyhisselâm o günahkâr bilinen
                   - Aralarında ne kadar var?                                                                                                            ama Allahü tealanın ihsanlarına kavuş-
                   - Kırk yıl kadar.                                                                                                                     tuğu bilinmeyen mübarek zatı çöplükten
                   Demek ki her ikisi de Âdem aleyhis-                                                                                                   çıkarır, hizmetini görür ve defneder...
                 selâm devrinde inşa edilmiş, Nuh tu-                                                                                                      Ahali, Peygamber’in bu kimseye hizme-
                 fanı ile kaybolmuşlar. Nasıl ki Hazret-i                                                                                                tini hayretle seyreder...
                 İbrahim Kâbe-i muazzamayı bulup ya-                                                                                                       Yüce Peygamber, o kimseyi defnettikten
                 parsa, Hazret-i Dâvûd ve Süleyman                                                                                                       sonra evine gelir ve o kişinin hanımına,
                 aleyhisselâm da Mescid-i Aksâ’yı çıka-                                                                                                  beyinin ne gibi güzel işi olduğunu sual
                 rırlar ortaya.                                                                                                                          eder... İlâhi mükâfatın hikmetini öğrenmek
                   Hazreti Süleyman babasının başladı-                                                                                                   istemektedir...
                 ğı mescidi yedi yılda tamamlar. Sarı,                                                                                                     Ölenin hanımı da şaşkındır... Böyle bir
                 beyaz, yeşil kayalar getirtir civardan.                                                                                                 Peygamber, evinin kapısına kadar gelmiş-
                 Emrindeki cinler beceriklidir, uzaklar-                                                                                                 tir...
                 dan misk amber, deryalardan inci mer-                                                                                                     - Ya Resûlallah, bu hiç kimsenin sevme-
                 can bulur, ağır blokları yerleştirirler ko-                                                                                             diği, herkesin kendinden kaçtığı birisiydi...
                 laylıkla.                                                                                                                               Bunun iyi bir ameli yoktu, der...
                   Hazreti Süleyman mescidin tabanı-                                                                                                       - İyi düşün, bunun hayırlı bir ameli, iyi
                 na firuze döşetir, tavanına altın gü-                                                                                                    bir işi var...
                 müş işletir. Billur direkleri süsletir ya-                                                                                                Kadın yine “Hiçbir iyiliği yoktu, hep
                 kutlarla.                                                                                                                               günah işlerdi” sözlerini söyler.
                   Tâbuttüssekine’yi de burada muhafa-
                                                                                                                                                           Musa aleyhisselâm, “Bunun mutlaka bir
                 za eder ayrıca.                                                                                                                         şeyi var ki, Allahü teala bana bunu defnet-
                   “Süleymân (aleyhisselâm), Beytü’l-
                 Mukaddes’in inşası bitince üç şey ister.                                                                                                memi söyledi” deyince...
                                                                                                                                                           Kadın düşünür... Ve der ki; “Bir gün Tev-
                 Allahü teala, bu dileklerinin ikisini ona                                                                                               rat okuyordu... Okurken Muhammed (aley-
                 verir... Üçüncüsü “Bu Beyt’te bir kimse
                 iki rekât namaz kılarsa buradan ana-                                                                                                    hisselâm) diye bir isim geçti. ‘Bu ne güzel
                 sından doğduğu günkü gibi çıkmasıdır.                                                                                                   isim’ dedi, tekrar okudu, yine ‘bu ne güzel
                 Ümîd ediyorum ki, Allahü teala, bu di-                                                                                                  isim’ dedi. Sonra, ‘Ya Rabbi, ismi böyle
                 leğini de vermiştir.”                                                                                                                   güzel olanın kim bilir kendisi ne kadar gü-
                   “Mescid-i Haram’da kılınan namaz,                                                                                                     zeldir, ben ona âşık oldum’ dedi ve ismini
                 yüz bin namaza; benim mescidimde kı-                                                                                                    öpüp yüzüne gözüne sürdü...
                 lınan namaz, bin namaza; Mescid-i Ak-  rakmaz. Köle edip Mısır’a götürür, zaten  bah bir müezzin ellerini kulaklarına                     Musa aleyhisselâm ihsan-ı ilahinin hik-
                 sâ’da kılınan namaz beş yüz namaza  buradan dağılırlar dünyaya.    atar Kudüs semasını ezân-ı Muhamme-                                  metini anlayarak ayrıldı oradan...
                 muadildir.” (Râmûzü’l-Ehâdis - Ebüdder-  Titus, Filistin’den hayli altın kaldırır gi-  di sesi kaplar. Müminler saf tutar, ce-            Ömrü günahlarla geçmiş bir kulunu;
                 dâ’dan)                          der onlarla ünlü Collasium’u yaptırır Ro-  mâat olurlar.                                               Sevgilisinin ismine hürmeti ve O’na besle-
                   Nitekim mescid biter. Açılış günü  ma’ya.                         Gün ışıyınca metruk mabedin perişan                                 diği aşkla evliyalar derecesine yükselten
                 bayram gibidir âdeta. Davarlar, sığırlar  HRİSTİYANLAR            hâli ortaya çıkar. Sahabeler molozları el-                            Rabb’im... Günahlarına pişman olan bizleri
                 kesilir, kazanlar kaynar, leziz taamlar  Hadrien zamanında (117-138) ise  leriyle temizler, süprüntüleri kaldırırlar.                   de O’na (aleyhisselâm) sevgimize bağışlar
                 ikram edilir halka.              Mescid-i Aksâ üzerine Jüpiter Capitoli-  Sonra Kâ’bu’l-Ahbar’ın gösterdiği yerde                       inşallah…
                                                                                   ahşap bir mescid kurarlar.
                 BABİL, SASANİ, ROMA...           nus Tapınağı yapılır. Konstantin Hristi-  Emevi halifesi Velid bin Abdülmelik o                               Ömer Çetin Engin (İlahiyatçı Yazar)
                   Babil kralı Buhtunnasar (Nabukadne-  yan olunca bu ucubeyi yıktırsa da Bey-  ahşap mescidin yerine taştan bir cami
                 zar) Kudüs’ü ele geçirince Mescid-i  tü’l-Makdis çöküntü alanıdır hâlâ.   yaptırır (Kıble Mescidi). Allah ondan razı
                 Aksâ’yı yağmalar. Bırakın değerli eşya-  Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sel-  olsun Mescid-i Haram ve Mescid-i Neb-
                 ları, çatı duvar koymaz binada.  lem) kutlu miracı için Kudüs’e getirildi-  evi’ye de hizmet eder, Şam Ümmeye Ca-
                   İlerleyen yıllarda Pers hükümdarı Şî-  ğinde, harabeler vardır burada.   mii gibi bir şahesere imza atar ayrıca.
                 reveyh, İsrailoğullarının tekrar Kudüs’e  Miraç dönüşü Kureyşliler âdeta soru  HAÇLILAR
                 dönmelerine izin verir. Mescidi yenile-  yağdırırlar. Efendimiz aldığı manevi haz-
                 melerine de karışmaz. Gelgelelim Pers-  dan etrafına bakamamıştır oysa. Israrla  1009’da, Haçlılar Kudüs’ü ele geçirir,
                 ler Makedonyalılara yenilince, şehir Se-  cevap isterler, hiç böyle sıkılmamıştır ha-  görülmemiş bir katliam yaparlar. Avru-
                 lefki Kralı Antiokhos’un eline geçer.  yatında.                   pa’ya yolladıkları mektuplarda “kan de-  kalıcı bir tadilat için Mimar Kemaled-
                 Mescid Grek tapınağına çevrilir, halk  Allahü teala, aradan perdeleri kaldırır,  nizi atlarımızın göğsüne vardı” diyecek-  din’i yollar. Mimarımız ustalığını konuş-
                 ayaklanır (Makkabi isyanı) ve istilacıları  mekân önüne konuverir âdeta.   lerdir utanmadan. Mescid-i Aksâ’yı da  turur, ecnebiler bile hayran olurlar.
                 kovmayı başarırlar.                Sadık dostu onu tasdik etmekte “doğ-  yağmalar, haç takarlar çatısına.   Türkler Birinci Cihan Harbi’ni kaybe-
                   Romalılar Kudüs’te bir Yahudi Krallığı  ru, vallahi doğru” demektedir büyük bir  Doksan iki sene Haçlıların elinde ka-  dince Kudüs mescidleri sahipsiz kalır,
                 kurar başına kendi adamlarını (Herod)  huşuyla.                   lan Mescide şövalyeler yerleşir. Adları  Kudüslüler ecdadı çok arar.
                 oturturlar. Herod (MÖ 37- MÖ 4) ahaliye  Asr-ı saadet yıllarında Hicaz’a en me-  bu yüzden ‘mabedli’dir (Templer). Orta-  SİYONİST İŞGAL
                 şirin görünmeye çalışır, hatta Beytü’l-  safeli mescid odur. Zaten bu yüzden  lık pis ve perişandır, düşünün domuzlar                   Hamd ve
                 Makdisin inşası için büyük paralar har-  Mescid-i Aksâ (uzak mescid) diye anılır  dolanır mukaddes mekânda.   1967 Arap-İsrail savaşında şehir işgale
                 car. İşte ağlama duvarı o günlerden kal-  Medineliler arasında.     Kudüs’ü tekrar ele geçiren Selâhad-  uğrar. Fanatik Yahudiler mescide saldırır
                 ma. Zekeriya aleyhisselâm da bu dö-  Mâlum Müslümanlar önceleri Mes-  dîn-i Eyyûbî (1184) ve arkadaşları mesci-  o efsane minberi yakarlar.   şükür duası
                 nemde yaşar, Meryem Validemiz mesci-  cid-i Aksâ’ya yönelerek namaz kılar.  di çerden çöpten temizler. Yıkar, paklar,  Siyonistler Mescid-i Aksâ’yı çökerte-
                 din odalarından birinde çekilir inzivaya.    Efendimizin (sallallahu aleyhi ve sel-  gül suyu ile ıtırlandırırlar. Mihrabın iki  bilmek için ellerinden geleni yapar,
                   Hazret-i Îsâ Mısır’dan döndüğünde  lem) Seleme oğullarının muhitinde ce-  yanına pencereler açar, son cemâat yeri,  mânâsız kazılarla temelleri zedeler, ze-
                 mâbedin pazar yerine çevrilmiş olduğu-  maatle kıldıkları bir ikindi namazında  revâk ve minare oturturlar.   mini oynatırlar.            Her sabah bir kere “Allahümme mâ esba-
                 nu görür ve çok üzülür.          kıble ayeti nazil olur, birlikte dönerler  Yerlere hasırlar kilimler yayılır, direk-  Bakın Mescid-i Aksâ ne Kıble Mesci-  ha bî min nîmetin ev bi-ehadin min halkı-
                   Halk dilediği gibi inanır ama bunun  Kâbe-i Muazzama’ya. Ki o mescid “Kıb-  lere kandiller asılır. Nûreddin Mahmud  di, ne Kubbetü’s-Sahra, ne Burak Mes-  ke, fe minke vahdeke, lâ şerîke leke, fe lekel
                 bir bedeli vardır, bir miktar vergi öde-  leteyn” (İki kıbleli) olarak tanınır hâlâ.   Zengî’nin Halep’te yaptırdığı nefis min-  cidi, ne Mervan Mescidi, ne Câmiu’l-  hamdü ve lekeşşükr” demeli ve her akşam
                 mek zorundadırlar. Önceleri tıkır tıkır sa-                       ber de yerini bulur sonunda.      Megaribe ne de kadınlar mescididir.  (Mâ esbaha) yerine (Mâ emsâ) diyerek,
                 yar, sonra ayaklanırlar (MS 67).   MÜSLÜMANLAR                      Selâhaddîn-i Eyyûbî ayrıca muhteşem  144 dönümlük alanın tamamıdır ki  hepsini aynen okumalıdır.
                   Ancak Romalılar, Selefkilere benze-  Hicretin 16. yılında Kudüs, Müslü-  bir kütüphane kuracaktır burada.   başka mescidler de vardır burada.  Peygamberimiz buyurdu ki, “Bu duâyı
                 mez, böyle hareketleri bağışlamazlar.   manların eline geçer. Suriye seferinde,                     Medreseler, Dârü’l-Hadîsler, Dârü’l-  gündüz okuyan, o günün şükrünü yapmış
                   Nitekim İmparator Vesianus, oğlu Ti-  Şam’a gelen Hazreti Ömer, Kudüs’e uğ-  OSMANLILAR           Kurralar... Kubbeleri, minareleri, sebil-  olur. Gece okuyunca, o gecenin şükrünü îfâ
                 tus’u yollar, Titus Kudüs’ü tamamen ya-  rayıp, Mescid-i Aksâ’yı ziyaret eder. Bir  Kudüs ve Mescid-i Aksâ’ya en büyük  leri, kuyuları, sarnıçları ile tamamen  etmiş olur”. Abdestli okumak iyi olur ise de
                 kıp yıkar, Beyt-i Mukaddes’i tanınmaz  gece “Lebbeyk, Allahümme Lebbeyk...”  hizmeti, Memlûkler ve Kanuni Sultan  İslâm mimarisidir, işgale kalkanlar tek  şart değildir. Her gün ve her gece okumalıdır.
                 hâle sokar. İsrailoğullarının birini bile bı-  diyerek mescide girer, namaz kılar. Sa-  Süleyman yapar. Abdülhamid Han da  taş koymamıştır duvarlarına.   Hamd ve şükür için de şu duâ okunmalı-
                                                                                                                                                         dır: “El-hamdü-lillâhi dâimen ve alâ külli
                                                                                                                                                         hâl ve E’ûzü billâhi min hâl-i ehlinnâr”.
                 YILDIRIM BAYEZİD HAN      Devlet-i Osmanî’de ramazan ayında  mi emrimiz altında kimler bulunuyor?  ben derim ki, bir müessese kurulsa, ba-  Şu duâ da okunabilir: “Elhamdülillahi alâ
                      ONLARI KORURDU     idareciler ve amirler, emri altındaki işçi-  Düşünüyorum da, ya bunlardan biri Al-  şına bir evlad-ı resûl konulsa. Doğanlar,  ni’metil islâm. Ve alâ tevfîkil îmân. Ve alâ
                                         nin, memurun, askerin işlerini hafifletir-  lah’ın sevgili kuluysa?      ölenler kayıt altına alınsa, şecereleri tu-  hidâyetirrahmân.”
             OSMANLIDA                   lerdi. Bu sebeple padişah dahi dikkatle,  sultanım; amma bilmek ne mümkün?  tulsa, basit işlerde çalıştırılmasa.
                                                                              Çandarlı: Hazineye mâlik viraneler var
                                         bu veçhile sıkıntı olmaması için gayret
                                                                                                                 Çandarlı: Tamam sultanım ama reis ola-
                                                                              Padişah: Peki, hürmetine kâinatın yara-
                SEYYİDLER                ederdi. Yıldırım Bayezid Han yine böyle  tıldığı Sevgili Peygamberimizin torunla-  rak kimi seçmeli?            ZAMANE MÂNİLERİ
                                                                                                                  Padişah: Ona ne ben karışırım ne de
                                         bir gün de biraz tutuk ve düşünceliydi.
                                         Başvezir Çandarlı Ali Paşa zat-ı şahanenin  rından birini; itibarsız ve kirli işlerde  sen karış. Git, Emîr Sultan’a danış.
                                                                                                                  Çandarlı Ali Paşa, derhâl Emîr Sultan
           BAŞ TACIYDI                   hâline üzülüp “Sultan’ım sizi üzen bir şey  kullanıyorsak? Ya amirleri o mübareği yo-  Hazretlerine gider. Büyük velî görevi tale-  Komşular beni kollasın
                                                                             ruyor, azarlıyorlarsa?
                                         mi var?” diye sordu.
                                           Padişah: Lala, bilirsin devlet işleri karı-  Çandarlı: Bile bile kimse yapmaz Sulta-  belerinden Seyyid Ali Natta’ya verir ve  Uyanan mendil sallasın
                                         şıktır, can sıkar. Zaman zaman celallendi-  nım.                       böylece Nakibu’l-Eşrâflık müessesesi ku-   Telefonum da acıkmış
                                         ğimiz oluyor, sesimiz yükseliyor. Bilinir  Padişah: Canım, bilirse yapmaz ama  rulmuş olur.                      Biriniz kontör yollasın
   1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   11